Türkiye siyasetinde 1 Ekim 2024’te TBMM Genel Kurulu’nda başlayan sembolik temas, 27 Şubat 2025’te İmralı’dan gelen çağrıyla yeni bir evreye taşındı. PKK’nin fesih ve silahsızlanma kararı, ilan edilen ateşkes, Meclis’te kurulan komisyon ve hazırlanan raporla ilerleyen süreçte son İmralı görüşmesi 16 Şubat 2026’da yapıldı. 18 Şubat 2026’da kabul edilip yayımlanan komisyon raporuyla birlikte “ikinci aşama” olarak tanımlanan demokratik entegrasyon sürecine geçildiği açıklandı. Gözler şimdi Ramazan sonrası gündeme gelmesi beklenen yasal düzenlemelerde.
TBMM’DE SEMBOLİK BAŞLANGIÇ
Süreç, 1 Ekim 2024’te TBMM’nin yeni yasama yılı açılışında başladı. Devlet Bahçeli’nin DEM Parti sıralarıyla tokalaşması, Meclis kulislerinde “siyasi iklim değişiyor mu?” sorusunu gündeme taşıdı.
15–22 Ekim 2024’te MHP grup toplantılarında Bahçeli, İmralı’ya yönelik iki aşamalı bir çağrı yaptı: “Terörün bittiğini tek taraflı ilan etsin” ve “örgütün lağvedildiğini açıklasın.” Açıklamalarda “umut hakkı” vurgusu da yer aldı.
DEM Parti çözümün Meclis zemininde ilerlemesi gerektiğini belirtirken, AK Parti sürecin “devlet politikası” çerçevesinde ele alınacağını açıkladı. CHP ise şeffaflık ve parlamenter denetim çağrısı yaptı.
27 ŞUBAT 2025: İMRALI’DAN ÇAĞRI
27 Şubat 2025’te DEM Parti heyeti, İmralı görüşmesi sonrası Abdullah Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” başlıklı metnini kamuoyuna açıkladı. Metinde, Bahçeli’nin çağrısına atıf yapılarak silah bırakma ve örgütün kendini feshetmesi çağrısı yer aldı.
Aynı gün Bahçeli, “Kutlu dönemin eşiğindeyiz” açıklamasını yaptı. DEM Parti metni “tarihi eşik” olarak nitelendirdi.
ATEŞKES VE FESİH KARARI
1 Mart 2025’te PKK Yürütme Komitesi yazılı açıklamayla ateşkes ilan ettiğini duyurdu. Açıklamada Öcalan’ın çağrısına bağlılık vurgusu yapıldı.
5–12 Mayıs 2025’te gerçekleştirilen kongrede ise örgütsel yapının feshi ve silahlı mücadelenin sonlandırılması kararı alındı. 12 Mayıs tarihli yazılı açıklamada, “Örgütsel yapımızı feshediyoruz, silahlı mücadeleyi sonlandırıyoruz” denildi. Bu adımlar, sürecin “birinci aşaması” olarak tanımlandı.
MECLİS’TE KOMİSYON SÜRECİ
5 Ağustos 2025’te TBMM’de “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” kuruldu. Başkanlığına TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş getirildi.
Komisyon; hukuki zemin çalışmaları, demokratikleşme başlıkları, STK ve uzman dinlemeleri ile rapor hazırlığını görev alanı olarak belirledi.
Eylül–Aralık 2025 arasında 134 kişi dinlendi, 4 bin 139 sayfa tutanak oluştu. 24 Aralık’ta Kurtulmuş, dinleme sürecinin tamamlandığını ve rapor aşamasına geçildiğini açıkladı. Taslak metin yedi ana başlıkta şekillendi: hukuki zemin, demokratikleşme, TMK değişiklikleri, entegrasyon, hak ve özgürlükler, yerel yönetimler ve geçiş süreci düzenlemeleri.
İMRALI: “İKİNCİ AŞAMA DEMOKRATİK ENTEGRASYON”
3 Ekim ve 4 Kasım 2025’te yapılan görüşmelerde Öcalan, yeni yüzyılın “barış hukuku” üzerine kurulması gerektiğini ve “Kürt olgusunun Cumhuriyet yasallığına dahil edilmesi” gerektiğini ifade etti.
24 Kasım 2025’te TBMM Komisyon heyeti İmralı’ya gitti. Bu görüşmede Öcalan, “Birinci aşama bitmiştir. İkinci aşamada demokratik entegrasyon var” mesajını verdi.
17 Ocak 2026’da DEM heyeti (Pervin Buldan, Mithat Sancar, Özgür Erol) ile yapılan 2,5 saatlik görüşmede “27 Şubat perspektifi geçerlidir” denildi.
11 Şubat 2026’da Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEM Parti heyetiyle görüştü. Görüşme sonrası “yasal çerçeve ve Meclis zemini” vurgusu yapıldı.
16 Şubat 2026’daki yaklaşık üç buçuk saatlik son İmralı görüşmesinde Öcalan, “Birinci aşama tamamlandı. İkinci aşamaya geçtik. Bu toplantı demokratik entegrasyona giriş toplantısıdır” dedi.
18 Şubat’ta kamuoyuna açıklanan mesajlarda; şiddet siyasetinden demokratik siyasete geçişin sağlandığı, entegrasyonun Cumhuriyet’in temel ayaklarından biri olması gerektiği ve hakların yasal güvenceye kavuşturulmasının önemine vurgu yapıldı. Öcalan ayrıca basın toplantısı ve röportaj talebinde bulundu.
18 ŞUBAT 2026: RAPOR KABUL EDİLDİ
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 110 sayfalık ortak raporu 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edilerek yayımlandı.
Raporda “Terörsüz Türkiye” devlet politikası olarak tanımlanırken, “Türkiye Modeli” ifadesiyle özgün bir yol haritası sunuldu. Başlıklar arasında demokrasinin güçlendirilmesi, kalkınma ve refah, kardeşlik hukuku, entegrasyon ve hukuki düzenlemeler yer aldı.
DEM Parti rapora şerh koyarak “terör” kavramının uzlaşıyı zedelediğini ve Kürt meselesinin demokratikleşme ve anadil hakları çerçevesinde ele alınması gerektiğini savundu.
Numan Kurtulmuş, “Türkiye için hayati eşiği aştık” açıklamasını yaptı ve Ramazan sonrası yasal düzenlemelerin şart olduğunu belirtti.
AKTÖRLERİN POZİSYONLARI
MHP: Süreci “devlet aklı” çerçevesinde tanımladı; fesih ve silah bırakma vurgusunu öne çıkardı. Raporu “Türkiye Modeli” olarak sahiplendi.
AK Parti: Süreci hukuk ve devlet politikası zemininde ele aldı. Erdoğan, “kişiye özel af olmaz” diyerek umut hakkı tartışmalarında dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
DEM Parti: Çağrıyı destekledi; hukuki düzenleme ve demokratik entegrasyon talebini vurguladı. İkinci aşamayı demokratik siyaset ve entegrasyon süreci olarak tanımladı
.
CHP: Sürecin şeffaf ve Meclis merkezli yürütülmesi gerektiğini savundu; parlamenter denetim çağrısı yaptı.
27 ŞUBAT 2026: BİR YILLIK EŞİK
Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan, Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli metniyle hız kazanan süreç; PKK’nin feshi ve ateşkesle “birinci aşamayı” tamamladı. 16 Şubat 2026 itibarıyla “demokratik entegrasyon” başlığı altında ikinci aşamaya geçildiği açıklandı.
18 Şubat’ta komisyon raporunun kabul edilmesiyle kurumsal çerçeve oluşturuldu. Şimdi gözler, silah bırakanların dönüşü ve entegrasyonunu düzenlemesi beklenen geçiş yasası ile demokratikleşme paketlerinde. “Umut hakkı” tartışması sürerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan kişiye özel bir af düzenlemesi olmayacağını vurguluyor.
Süreç, tarafların tanımıyla “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak ilerliyor; ikinci aşamanın yönünü ise Meclis’te atılacak yasal adımlar belirleyecek.
0 Yorum