Büyük Başvurunun Arkasındaki Nedenler
Geçen yıla kıyasla Türkiye vatandaşlarının Alman vatandaşlığına geçişinde yaşanan %50’den fazla artış, tesadüfi bir grafik dalgalanması değil. Bu hücumun arkasında hem Almanya'daki yasal reformlar hem de Türkiye ile Almanya arasındaki sosyo-ekonomik dinamikler yatıyor.
Suriyeliler, Türkiyeliler ve Ruslar
Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis) çarpıcı verileri açıkladı. Vatandaşlığa geçiş listesinde Suriyelilerin ilk sırada yer aldığı geçen yıl, tam 34 bin 100 Türkiye vatandaşı Alman pasaportu alarak yeni bir döneme adım attı. Bu grubu 19 bin 700 kişiyle Rusya federal grubu izliyor. İstatistikler, Alman vatandaşlığına geçen bu iki ülke nüfusunun sayısında bir önceki yıla oranla yüzde 50’den fazla devasa bir artış yaşandığını net şekilde ortaya koyuyor.
Nitelikli Türk Nüfusu Vatandaşlığa Geçiyor
Türkiye'den son dönemde göç eden mühendis, doktor ve yazılımcılar, vize bariyerini aşmak istiyor. Schengen randevularında yaşanan büyük gecikmeler, yüksek ret oranları ve küresel seyahat engelleri, beyaz yakalı Türkiyelileri Alman vatandaşlığına yöneltti. Seyahat özgürlüğü kazanmak ve Avrupa Birliği sınırları içinde kesintisiz kariyer yapma arzusu, yeni nesil göçmenlerin en güçlü motivasyon kaynaklarından biri haline geldi.
Almanya’da Tarihi Yasa Reformu
Yarım asırdır beklenen çifte vatandaşlık hakkı, Almanya'daki Türkiyeliler için devrim yarattı. Eski yasada bulunan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkma zorunluluğu tamamen kaldırıldı. Böylece Türkiye’deki haklarını, miraslarını ve bağlarını korumak isteyen yüz binlerce yerleşik Türkiyeli, Alman pasaportu almak için resmi dairelere başvuruda bulundu. Ayrıca vatandaşlık için gerekli ikamet süresi de sekiz yıldan beş yıla indirildi.
Ülkenin Geleceğinde Söz Sahibi Olma İsteği
Kuşaklar arası entegrasyon sürecinde üçüncü ve dördüncü nesil Türkiyeli, Alman vatandaşlığını siyasi bir hak arayışı olarak görüyor. Seçme ve seçilme hakkı elde ederek doğrudan federal siyasete müdahil olmayı hedefliyorlar. Toplumsal kararlarda ağırlık koymak, ayrımcılığa karşı yasal güvence kazanmak ve Avrupa genelinde tam istihdam özgürlüğüne kavuşmak, Türkiye toplumunun kalıcı olarak Almanya geleceğini inşa ettiğini gösteriyor
0 Yorum