Bu geleneği sadece islamcı siyasetin göstergesine dönüştürmek, kentin kültürünü yanlış okumaktır.
Cizre’nin kara çarşafını İslamcı siyasetin göstergesine dönüştürmek, kentin kültürünü yanlış okumaktır. Bajarî kimliği ve Mem û Zîn’in yasına bağlanan bu miras, kadınların toplumsal yaşamıyla birlikte değerlendirilmelidir. Düğünlerde değişen kıyafetler, ticarette ve sivil toplumdaki kadın varlığı, DEM Parti’nin seçim başarısıyla birlikte düşünüldüğünde, Altan Tan’ın kurduğu çarşaf merkezli siyasi karşıtlığın yetersizliğini gösteriyor.
Çarşafı Siyasi Etikete Dönüştürmek
Altan Tan, Cizre’de çarşaflı kadınların HDP’ye oy vermesini muhafazakar seçmen üzerinden açıklıyor. Oysa Cizre çarşafının taşıdığı yerel anlam hesaba katılmadan yapılan bu okuma eksiktir. Kadınların kıyafetlerinden hareketle siyasi aidiyetlerine sınır çizmek, onların yaşadığı kültürü ve kendi kararlarını geri plana iter.
Şehirli Kimliğinin Bir İşareti
Antropolog Elif Başak Aksoy’un Cizre’deki saha araştırmasında siyah çarşaf, bajarî yani şehirli kimliğinin göstergesi olarak anlatılıyor. Görüşmeciler, çarşaf ve peçe kullanımının dinle açıklanmasına açıkça itiraz ediyor. Aynı inanç çevresinde farklı kıyafetlerin bulunması, burada belirleyici olan yerel aidiyetin önemini ortaya koyuyor.
Siyahın Taşıdığı Yas
Mem û Zîn’in kavuşamayan aşkı, Cizre’nin çarşafına verilen anlamlardan biridir. Araştırmacı Abdullah Yaşın’ın aktardığı yerel anlatıda halk, Mem’in ölümünün ardından karalara bürünür; siyah çarşaf bu yasla ilişkilendirilir. Bu anlatı, kıyafetin kuşaktan kuşağa taşınan bir hatıra ve kültürel miras olarak nasıl anlamlandırıldığını gösterir.
Kadınlar Hayatın İçinde
Cizreli kadınların toplumsal varlığı evle sınırlı değil. Siyasi partilerden meclislere kadar kentin siyasetinde yer alıyor, “Kadınlar Barışı Konuşuyor” diyerek savaşa karşı seslerini yükseltiyorlar. Ürettikleri ürünleri pazarda satarak ekonomik yaşama da katılıyorlar. Üretimden hak arayışına uzanan bu etkinlikler, kadınların Cizre’nin toplumsal yaşamındaki güçlü varlığını görünür kılıyor.
Düğünlerde Değişen Kıyafetler
Yine araştırmalar , kadınlara ve erkeklere ayrı alanlar ayrılan düğünlerde kadınların çarşaflarını çıkarıp kendi ifadeleriyle “modern” kıyafetler giydiğini kaydediyor. Sokak kıyafetiyle düğün kıyafetinin farklılaşması, çarşafın bütün yaşamı tek biçime sokan bir kimlik olarak okunamayacağını gösteriyor. Aynı kadının farklı ortamlarda farklı giyinmesi, kültürün gündelik işleyişinin parçasıdır.
Seyranın ve Buluşmanın Kültürü
Cizre’nin kadın kültürü, seyran ve birlikte geçirilen zamanla da şekilleniyor. İrfan Yıldırım’ın araştırmasında çarşamba günü kadınların pikniğe çıktığı anlatılıyor. Çarşaflı kadınların yaşamını yalnızca kapanma üzerinden açıklayan bakış, bu buluşmaları ve kadınlar arasındaki sosyal ilişkileri görünmez kılıyor. Kültürü anlamak için kıyafetin ötesindeki hayata bakmak gerekiyor.
DEM Parti’nin Birinciliği
Cizre’de DEM Parti’nin birinci olması bir varsayım değil. Parti, 31 Mart 2024 belediye başkanlığı seçiminde yüzde 72,88 oy aldı. Bu sonuç tek tek seçmenlerin inancını açıklamaz; ancak çarşafın otomatik olarak İslamcı siyasi aidiyet anlamına gelmediğini tartışmak için önemli bir zemindir. Kültürel mirasla siyasi tercih arasında zorunlu bir karşıtlık yoktur.
Kültürü Siyasi Sermaye Saymak
Cizreli kadınların kıyafetlerini İslamcı siyasetin doğal seçmeni olduklarının işareti saymak, kültürel kimliği siyasi tercihle özdeşleştirmektir. Altan Tan’ın değerlendirmesi, çarşafı dini muhafazakârlığın kanıtı olarak sunduğu ölçüde sorunludur. Kültürü siyasi sermayeye dönüştüren bu yaklaşım, çarşafın taşıdığı yasın ve mirasın anlamını daraltır. Cizreli kadınların siyasi iradesi, giydikleri kıyafet üzerinden herhangi bir siyasi anlayışın hanesine yazılamaz. Çarşaf üzerinden yürüyen siyasi tartışmanın merkezinde, onu giyen kadınların sözleri bulunmalı. Kadınlar kendi kıyafetlerinin anlamını ve siyasi tercihlerini kendileri anlatabilir.
0 Yorum