Van’ın Fadile’si
Bastonu, omzundaki heybesi ve kızıl saçlarıyla Van sokaklarının tanıdık yüzlerinden biriydi. İnsanlar onu gördüğünde adını biliyor, çoğu kez “Deli Fadile” diye sesleniyordu. Fadile Kayar, 1 Ekim 2026’da tedavi gördüğü hastanede 84 yaşında hayatını kaybetti. Ardında, bir lakaba sığmayacak kadar ağır ve uzun bir yaşam öyküsü bıraktı.
Çocuk Yaşta Evlilik
1942’de Siirt’in Eruh ilçesine bağlı Bozatlı köyünde doğdu. Yaşamına ilişkin anlatılara göre henüz 12 yaşındayken berdel yoluyla evlendirildi. Evliliğin ilk gecesi kaçtı, ancak geri gönderildi. Çocukluğu, yetişkinlerin onun adına verdiği kararlarla kesintiye uğradı. Fadile’nin kaçışı, kendi hayatına yön verme isteğinin ilk izlerinden biriydi.
İtirazına Verilen Karşılık
18 yaşında yeniden evlendirildi. Yaşam öyküsünde, eşinin başka bir kadınla evlenmesine karşı çıktığı için ruh sağlığı hastanesine gönderildiği anlatılıyor. Kendisine dayatılan evliliğe ve kumaya itirazı, “delilik” damgasıyla karşılandı. Fadile’nin adıyla birlikte taşınan bu damga, zamanla yaşadıklarının ve itirazlarının önüne geçti.
Çocuklarına Doğru Yürüdü
Hastaneden çıktıktan sonra Van’da kalan beş çocuğuna ulaşmak için Eruh’tan yürüyerek yola çıktığı aktarılıyor. Yaklaşık bir ay süren yolculuğun sonunda çocuklarına kavuştu. Onlara yakın kalabilmek için eşinin evindeki odunlukta yaşamayı kabul etti. Fadile’nin hayatında annelik, ayrılığa karşı verilen ve barınacak bir köşeye kadar daraltılan bir mücadeleye dönüştü.
Hayatı Taşıyan Sokaklar
Ailesinin dağılmasıyla yanında kalan iki çocuğunun geçimini üstlendi. Yoksulluk içinde insanlardan yardım isteyerek yaşamını sürdürmeye çalıştı. Van’ın cadde ve sokaklarında yıllarca görülen Fadile’nin heybesinde, gündelik ihtiyaçlarının yanında bu geçim mücadelesinin yükü vardı. Kentin tanıdığı görünümünün ardında, çocuklarıyla birlikte ayakta kalmaya çalışan bir kadın bulunuyordu.
Romanlara Uzanan Hikaye
Fadile’nin yaşamı, gazeteci ve yazar Adil Harmancı’nın romanlarına da konu oldu. Çocuk yaşta evlilik, erkek şiddeti, ayrılık ve toplumsal damgalama, onun hikâyesi üzerinden anlatıldı. Sokakta herkesin tanıdığı Fadile’nin geçmişi böylece daha geniş bir okur kitlesine ulaştı. Yaşam öyküsü, kadınların iradesini bastıran ilişkileri sorgulayan bir anlatıya dönüştü.
Kendi Sözleriyle Fadile
Kendisiyle yapılan bir söyleşide hayatın zor geçtiğini anlatıyor; Van’ı, insanları ve çocuklarını sevdiğini söylüyordu. “Çocuklarımı seviyorum” cümlesi, yaşamındaki en güçlü bağlardan birini özetliyordu. Fadile’nin kendi sesi, hakkında söylenenlerin arasında duyulmayı bekliyordu. O sesin içinde sevgi, gündelik hayat ve bütün zorluklara rağmen sürdürülen ilişkiler vardı.
Bir Şehrin Hafızasında
Van, Fadile’yi yıllarca sokaklarında gördü. Ölümünün ardından onu hatırlamak, bastonunun ve heybesinin gerisindeki yaşamı da anlatmayı gerektiriyor. Çocuk yaşta evlendirilen, dayatmalara karşı çıkan, çocuklarına ulaşmak için yürüyen bir kadındı. Adına eklenen lakabın gölgesinde kalan bu hayat, kentin hafızasında kendi adıyla yer bulmalı: Fadile Kayar.
0 Yorum