gazete

bandor

yükleniyor
0 Yorum | 3 dk okuma süresi

Dijital Kabul, Siyasi Ret: Kürtçe'nin Savaşı

Kürtçe, yapay zeka ve dijital platformlarda hızla kabul görerek küresel bir meşruiyet kazanırken, Türkiye siyasetinin keskin tartışmalarının odağı olmaya devam ediyor.


Dijital Kabul, Siyasi Ret: Kürtçe'nin Savaşı

“Dijital Gelişmeler ve Siyasi Direnç Arasında Kürtçe”

Kürtçe, yapay zeka ve dijital platformlarda hızla kabul görürken, Türkiye siyasetinde hala tartışma konusu olmaya devam ediyor. TBMM Başkanı'nın Kürtçe şiir okumasıyla açılan yeni kapı, Kürt vatandaşların anadilde eğitim talebine yönelik ırkçı tepkiler ve MHP'li Feti Yıldız'ın "anadil öğretimine evet, eğitime hayır" çıkışıyla gölgelendi. Dilin geleceği, teknoloji ve siyasetin çelişkili alanlarında sıkışıp kalmış durumda.

 

Dijital Dünyanın Kürtçe'yi Kabulü ve Gelişmeler

Yapay zeka ve büyük dijital platformlar, Kürtçe’nin kullanım ve yaygınlık alanını hızla genişletiyor. Son dönemde Meta gibi küresel teknoloji devlerinin Kürtçe’yi resmen tanıması, dilin dijitalleşme sürecinde önemli bir eşiği işaret ediyor. Ayrıca, yapay zeka uygulamalarının Kürtçe konuşabilme yeteneği kazanması, dilin akademik ve pratik kullanımını destekliyor. Bu gelişmeler, Kürtçe'nin çağın gereksinimlerine ayak uydurarak uluslararası alanda görünürlüğünü artırdığını gösteriyor.

 

Meclis Başkanı'nın Şiiri ve Anadilde Eğitim Tepkileri

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un bir üniversite açılışında Kürtçe şiirden dizeler okuması, siyasi alanda "normalleşme" adımı olarak değerlendirildi. Ancak, Kürt vatandaşların en doğal hakları olan anadilde eğitim taleplerine yönelik ırkçı ve dışlayıcı tepkiler de yükselişte. Kürtçenin okul, hastane ve cezaevi gibi kamusal alanlarda kullanımına karşı çıkanlar, bu talepleri "milli birliği parçalamak" olarak nitelendirerek, dilin kamusal meşruiyetini engelleme çabasını sürdürüyor.

 

MHP'li Feti Yıldız'dan Çelişkili Açıklama

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Kürtçe konusundaki tartışmalara yeni bir boyut getirdi. Yıldız, "Anadilde öğretime evet, eğitime hayır" diyerek anadil ile ilgili çelişkili bir duruş sergiledi. Bu açıklama, anadillerin "kültür alanının olgusu" olduğunu savunurken, "milli birliği parçalayacak anadille eğitim kabul edilemez" vurgusuyla, Kürtçe'nin eğitim dili olma hakkını reddetti. Yıldız’ın bu söylemi, Kürtçeyi kültürel bir dekorasyona indirgeme çabası olarak yorumlandı.

 

Türkiye'nin Kürtçe İle Yüzleşme Sınavı

Teknolojinin sunduğu imkanlara rağmen Kürtçe, Türkiye'nin yüzleşmekte zorlandığı tarihi bir sınav olmaya devam ediyor. Kamusal alanda Kürtçe'nin varlığına yönelik siyasi ve ırkçı direnç, dilin yalnızca kültürel bir hak olmanın ötesinde siyasi bir mücadele alanı olduğunu gösteriyor. Bir yandan Meclis Başkanı'nın sembolik adımları atılırken, diğer yandan MHP'nin ve ırkçı çevrelerin sert tutumu, Türkiye'nin Kürtçe'yi sadece bir "seçmeli ders" ya da "öğretim aracı" olarak değil, eşit bir eğitim dili olarak kabul etme eşiğini hala aşamadığını ortaya koyuyor. 
 

Bandor Press



Sitede yayımlanan yazılar ve içerikler, yazarların kişisel görüşlerini yansıtmaktadır; BanDor’un kurumsal bakış açısıyla aynı olmayabilir ve içeriklerin sorumluluğu yazarlara aittir, BanDor sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Bir Yorum Bırakın