0 Yorum | 2 dk okuma süresi

Dilşah’ın Zindanı

“18. YY’da Êzidî Bir Kadının Kontrolünde“


Dilşah’ın Zindanı

Êzidîlerin Tarihsel Yurdu

Ortadoğu’nun kadim inanç topluluklarından Êzidîlerin tarihsel yurdu Kürdistan coğrafyasıdır. Katliamlar ve zorunlu göçler nedeniyle farklı bölgelere dağılmış olsalar da kültürlerini ve geleneklerini yaşatmayı sürdürdüler. Van’ın Çaldıran (Ebex) ilçesindeki Êzidî mirası ise yeterince araştırılmadığı için bugün pek az biliniyor. Kok Ağa’ya atfedilen kale ve Dilşah’ın Zindanı da bu mirasın parçaları arasında yer alıyor.

 

Kok Ağa’nın kalesi

Yörede anlatılanlara göre kale, 18. yüzyılda Êzidî mirlerinden Kok Ağa tarafından yaptırıldı. Kok Ağa’nın etkisinin Çaldıran’dan Bazîd’deki İshak Paşa Sarayı çevresine kadar uzandığı da rivayet ediliyor. Restorasyon görmeyen kale büyük ölçüde harabeye dönüşmüş olsa da ona bağlı olduğu anlatılan zindan hala ayakta. Kale ve çevresinde insanlara ait olduğu belirtilen kafataslarının bulunması, yapının geçmişine ilişkin soruları artırıyor. Bunların hangi döneme ait olduğu ve bölgedeki katliamlarla bir bağlantısı bulunup bulunmadığı, bilimsel inceleme yapılmadan söylenemez.

 

Taşa kazınan bir hikaye

Kayaların oyulmasıyla oluşturulan zindanın yaklaşık 15 metre uzunluğunda, 8 metre genişliğinde ve 12 odalı olduğu aktarılıyor. Yöre halkı burayı “Dilşah’ın Zindanı” olarak anıyor. Anlatılara göre Kok Ağa’nın kızı Dilşah, zindanın yönetiminden sorumluydu ve bölgedeki toplumsal düzende söz sahibiydi. Êzidî, Müslüman Kürt ve Ermeni topluluklarından suç işleyen kişilerin burada tutulduğu söyleniyor. Kadınların haklarını ya da yöre halkının ortak çıkarlarını ihlal edenlerin de zindanda cezalandırıldığı anlatılıyor. Bazılarının yıllarca içeride kaldığı, bazılarının ise çıktıktan sonra yeniden suç işlemediği, kuşaktan kuşağa aktarılan hikâyeler arasında.

 

Geçmişin izleri korunmayı bekliyor

Kayaların içine oyulmuş zindan, mimarisi kadar Dilşah hakkında anlatılanlarla da bölge tarihinin önemli bir parçası. Bugün ayakta duran yapı, Êzidîlerin Çaldıran’daki yaşamına dair izler taşıyor. Kalenin ve zindanın araştırılması, belgelenmesi ve korunması, bu hikâyelerin gelecek kuşaklara aktarılması için gerekli.

Aydın Yıldız



Sitede yayımlanan yazılar ve içerikler, yazarların kişisel görüşlerini yansıtmaktadır; BanDor’un kurumsal bakış açısıyla aynı olmayabilir ve içeriklerin sorumluluğu yazarlara aittir, BanDor sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Bir Yorum Bırakın