gazete

bandor

yükleniyor
0 Yorum | 4 dk okuma süresi

Halep’ten Tebriz’e Jeopolitik Satranç:

Bahçeli’nin“Traktör” Hamlesinin Perde Arkası


Halep’ten Tebriz’e Jeopolitik Satranç:


2026 yılının ilk günlerinde Halep’in Kürt mahallelerine yönelik gelişen askeri
operasyonlar ve eş zamanlı olarak İran’da patlak veren geniş çaplı protestolar,
Ortadoğu jeopolitiğinde "etnik fay hatlarının" yeniden harekete geçtiği bir süreci
başlatmıştır. Bu kaotik ortamda, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 13 Ocak 2026 tarihli
"traktör" çıkışı, sadece bir iç siyaset beyanı değil, Ankara-Tahran-Şam üçgenindeki
statükoyu korumaya yönelik kriptopolitik bir müdahale olarak değerlendirilmektedir.

 


Halep Tetikleyicisi: Bir Otonominin Tasfiyesi


Ocak 2026'nın ilk haftasında, Suriye Geçici Hükümeti (SGH) güçleri Halep’in
kuzeyindeki Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerine yönelik kapsamlı bir harekat
başlatmıştır . Yaklaşık 150.000 sivilin yerinden edildiği bu süreç, Halep’teki Yerel asayiş güçlerinin
varlığının askeri yöntemlerle sonlandırılmasıyla
sonuçlanmıştır. Bu gelişme, Türkiye’nin sınır güvenliği doktriniyle uyumlu olsa da,
bölgesel Kürt aktörler tarafından "etnik temizlik" olarak nitelendirilmiş ve protesto
dalgalarına neden olmuştur.

 

 


“Traktör” Şifresi: Bahçeli’nin Tebriz Mesajı


Halep operasyonunun dumanı tüterken Bahçeli, İran’daki yaklaşık 15-20 milyonluk
Türk nüfusuna (Azerbaycan Türkleri) hitaben şu şifreli mesajı vermiştir: “İran’daki
traktörler de herhangi bir dış bağlantılı dalaverenin bozuk tarlasını sürmeye...
yanaşmayacaktır”.


Bu mesajdaki “traktör” ifadesi, Tebriz merkezli ve İran Türklerinin milli kimlik
sembolü haline gelen Tractor Sazi (Tractor SC) futbol takımı üzerinden
kurgulanmıştır . Bahçeli, bu metafor ile şu stratejik hedefleri gütmüştür:


● İran Türklerine, ABD ve İsrail destekli olduğu iddia edilen protestolarda
(Bahçeli'nin tabiriyle "emperyalist provokasyon") yer almama çağrısı
yapılmıştır.


● Bahçeli, devrik Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi’yi "köstebek lider" olarak niteleyerek,
Türk toplumunun monarşi yanlısı muhalefetten uzak durmasını istemiştir.
● İran’daki olası bir rejim çöküşünün, İran’ın batısında (Rojhilat) yeni bir Kürt
otonomisi yaratma riski, Ankara için Halep’teki kazanımları tehdit eden bir
"beka" sorunu olarak görülmektedir.


 

 


İran Açısından: Ankara'nın Can Simidi


Tahran yönetimi için Bahçeli’nin mesajı, en kritik dönemde gelen bir "güvenlik
garantisi" niteliğindedir.


● Etnik Fren: Protestoların en güçlü olduğu kuzeybatı eyaletlerinde, Türk
nüfusun "bekle-gör" politikasına geçmesi, rejimin protestoları bastırma
kapasitesini artırmıştır.


● Zımni Uzlaşı: Bahçeli'nin İran’ın toprak bütünlüğünü "hayat memat konusu"
olarak tanımlaması, Ankara ve Tahran arasında Kürtlerin bölgesel otonomi
taleplerine karşı ortak bir savunma hattı kurulduğunu tescillemiştir.

 

 


Kürtler Açısından: Kuşatılmışlık ve İhanet Algısı


Halep’teki saldırılar ile İran’daki Türk nüfusa yönelik bu "sessiz kalma" çağrısının
eşleşmesi, Kürt siyasi çevrelerinde derin bir hayal kırıklığı yaratmıştır.


● Kürt aktörler, Bahçeli’nin hamlesini "Dört parçadaki Kürtlerin kazanımlarını
boğmak için yapılan bir Türk-Fars ittifakı" olarak yorumlamaktadır.


● Bahçeli’nin bir yandan İmralı’yı işaret ederken diğer yandan Halep’teki Kürt
yerleşimlerine yönelik harekatı desteklemesi, Kürt tarafında "samimiyet krizini"
derinleştirmiştir.

 

 


Trump’ın Tehdidi ve Hakan Fidan’ın Mekik Diplomasisi
İran’daki protestoların kanlı bir bastırma sürecine girmesiyle birlikte, ABD Başkanı
Donald Trump’ın “Eğer göstericiler öldürülürse yardım yolda, müdahaleye hazırız”
şeklindeki sert sinyalleri bölgedeki gerilimi zirveye taşımıştır. Bu noktada Türkiye,
olası bir ABD-İsrail saldırısının önüne geçmek için yoğun bir diplomasi trafiği
başlatmıştır.


Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İranlı mevkidaşı Abbas Araghchi ile son
24 saat içinde iki kez telefonda görüşerek bölgesel tansiyonun düşürülmesi
için müzakere ve itidal vurgusu yapmıştır.


Fidan, Ankara’da ABD Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile
bir araya gelerek, İran’a yönelik askeri bir müdahalenin tüm bölgeyi ateşe
vereceği uyarısında bulunmuştur. Türkiye, İsrail ve ABD’yi askeri seçenekten
vazgeçirmek için Körfez ülkeleriyle de koordineli bir ikna süreci yürütmektedir.

 

 


2026 Düzeninde Yeni Realpolitik


Devlet Bahçeli’nin "traktör" çıkışı, Ankara’nın artık bölgesel krizlere sadece askeri
değil, sosyo-kültürel ve etnik semboller üzerinden de müdahale edebildiğini
kanıtlamıştır. Halep müdahalesi, İran’daki Türk
nüfusun pasifize edilmesi ve Hakan Fidan’ın yürüttüğü yüksek yoğunluklu diplomasi
ile perçinlenmiştir. Bu durum, 2026 yılında Ortadoğu'nun yeni güvenlik mimarisinin;
mikro-milliyetçi taleplerin bastırıldığı, dış müdahalelerin dengelendiği ve geleneksel
ulus-devletlerin "beka" ortaklığında buluştuğu bir yöne evrildiğini göstermektedir.

 

 

Serdar Yiğit
Özel sektör ve kamuda birçok projede yer almış, uzun yıllar MKM’de kültür ve sanat çalışmalarında bulunmuştur. Tarih, din ve teknoloji üzerine araştırmalar yapmaktadır.


Sitede yayımlanan yazılar ve içerikler, yazarların kişisel görüşlerini yansıtmaktadır; BanDor’un kurumsal bakış açısıyla aynı olmayabilir ve içeriklerin sorumluluğu yazarlara aittir, BanDor sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Bir Yorum Bırakın