0 Yorum | 2 dk okuma süresi

Kürt İşçilerin Güvenlik Çilesi

“Ülkenin İki Yüzü”


Kürt İşçilerin Güvenlik Çilesi

Ekmek İçin Göç


Her yıl binlerce Kürt işçi, geçimini sağlamak için Urfa, Mardin, Diyarbakır ve Şırnak’tan Türkiye’nin batısına ve Karadeniz’e gidiyor. Fındıktan pamuğa, domatesten pancara kadar tarımsal üretimin ağır yükünü taşıyorlar. Ancak bu yolculuk yalnızca ekonomik zorlukları değil; kimlikleri, dilleri ve geldikleri kentler nedeniyle karşılaştıkları ayrımcılığı da beraberinde getiriyor.


Hasat Mevsimi, Saldırı Mevsimi


Zonguldak ve Düzce’de Kürt mevsimlik işçilere yönelik saldırılar, yıllardır tekrarlanan bir tablonun son örnekleri oldu. Sakarya, Niğde ve başka kentlerde yaşanan benzer olaylar, sorunun münferit tartışmalarla açıklanamayacağını gösteriyor. Emeğine ihtiyaç duyulan işçiler, aynı zamanda tehdit, hakaret, taşlı saldırı ve toplumsal dışlanmanın hedefi hâline geliyor.


Batıda İşçi, Doğuda Memur


Batıdan Kürt kentlerine gelen öğretmenler, doktorlar, mühendisler ve diğer çalışanlar gündelik hayatın parçası olurken, ters yönde ilerleyen Kürt işçiler kimlikleri nedeniyle hedef alınabiliyor. Bu farklılık, insanların nereli olduğundan çok; kimin güvenceli, kimin korumasız ve kimin kolayca hedef gösterilebilir olduğuyla ilgili derin bir eşitsizliği ortaya koyuyor.


Kendi Toprağında Neden Üretemiyor?


Kürt kentlerinin tarım ve hayvancılık potansiyeline rağmen binlerce ailenin geçim için başka bölgelere gitmesi ayrıca sorgulanmalı. Sulama, üretim desteği, kooperatifleşme, hayvancılık yatırımları ve kırsal istihdam güçlendirilseydi, mevsimlik göç birçok aile için zorunluluk olmaktan çıkabilirdi. Kendi toprağında üretemeyen insanlar, başka kentlerde hem güvencesizliğe hem ayrımcılığa açık kalıyor.


Cezasızlık Saldırıları Büyütüyor


Saldırıların “kişisel tartışma”, “ücret anlaşmazlığı” veya “anlık gerginlik” olarak değerlendirilmesi, etnik ayrımcılık boyutunun görünmez kalmasına neden olabiliyor. İşçilerin güvencesiz çalışma koşulları ve adalete erişimde yaşadığı güçlükler de tabloyu ağırlaştırıyor. Failler etkili biçimde soruşturulmadığında, her yeni hasat dönemi benzer saldırıların tekrarlanmasına zemin hazırlıyor.


Eşit Yurttaşlık Nerede?


Türkiye’nin tarımsal üretiminde önemli bir yer tutan Kürt işçiler, gittikleri kentlerde misafir değil, eşit haklara sahip yurttaşlar. Sorun yalnızca saldırganların cezalandırılmasıyla çözülemez; güvenli çalışma koşulları, ayrımcılıkla mücadele ve Kürt kentlerinde üretimi güçlendiren politikalar birlikte ele alınmalı. Kimse geçimini sağlamak için çıktığı yolda kimliği nedeniyle hedef olmamalı.

 

Barış Barıştıran
Özgür Gün TV’de yayın müdürlüğü yaptı, farklı radyo ve gazetelerde kurucu, editör ve tasarımcı olarak görev aldı. Yeni nesil medya ve yapay zeka gazeteciliğini geliştiren çalışmalar yapmakta ve BanDor’un Genel Yayın Yönetmeni olarak çalışmalarını sürdürmektedir.


Sitede yayımlanan yazılar ve içerikler, yazarların kişisel görüşlerini yansıtmaktadır; BanDor’un kurumsal bakış açısıyla aynı olmayabilir ve içeriklerin sorumluluğu yazarlara aittir, BanDor sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Bir Yorum Bırakın