Kürtçeye Yönelik Yasakların Sürekliliği
Türkiye’de uzun yıllardır süren dil politikaları, Kürtçe’nin kamusal alanda görünürlüğünü sınırlandırıyor. Geçmişte sokakta, okulda, resmi kurumlarda yasaklanan Kürtçe, bugün de farklı biçimlerde hedef alınmaya devam ediyor. Ceza ve yasaklarla işleyen bu yaklaşım, toplumun dilsel çoğulluğunu yok sayan bir zihniyetin devamlılığını ortaya koyuyor.
Amedspor’un Cezası
Son dönemin en dikkat çeken örneği, Amedspor’un formalarında kullandığı “Koma Me Bona We” (Birlik Olalım) sloganı nedeniyle verilen para cezası oldu. Sporun evrensel dili birleştiricilik üzerine kuruluyken, bu sloganın yasaklanması Kürtçenin hâlâ bir tehdit olarak görüldüğünü gösterdi. Ceza, sadece bir kulübe değil, aynı zamanda milyonlarca insanın anadilinde kendini ifade etme hakkına yönelik bir müdahale olarak değerlendiriliyor.
Eğitimde Tekçi Uygulamalar
Bir diğer tartışma, bir eğitim kurumunda yapılan “dil bayramı etkinliği” üzerinden gündeme geldi. Çocuklara Türkçeyi yücelten dövizler taşıtılması ve tarihte diğer dilleri yasaklayan bir fermanın okutulması, “tek dil” anlayışının yeni kuşaklara aktarılmasının bir örneği oldu. Eğitim sisteminin bu yaklaşımı, anadili farklı olan çocuklarda hem kimlik hem de özgüven sorunlarına yol açıyor.
Anadilin Önemi ve Toplumsal Bellek
Diller yalnızca iletişim aracı değil; aynı zamanda kültürel bellek, kimlik ve yaşam biçimidir. Anadilinden mahrum bırakılan birey, düşüncelerini, duygularını özgürce ifade etmekte zorlanır. Çocukların eğitim sürecine anadilinde katılmaması, onları dezavantajlı kılmakta ve eşitsizliği derinleştirmektedir. Çok dilliliğin yaşandığı toplumlarda barış ve birlikte yaşam daha kolay inşa edilirken, tek dillilik dayatmaları toplumsal krizleri beslemektedir.
Çifte Standart: İngilizce Serbest, Kürtçe Yasak
Türkiye’de birçok futbol kulübü, forma sponsorluğu kapsamında yabancı şirketlerin İngilizce ya da başka dillerdeki isimlerini taşıyor. Örneğin Galatasaray uzun süredir Sixt Rent a Car logosuyla sahaya çıkıyor. Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor da geçmişte Avis, Beko, Rain gibi Türkçe olmayan marka isimlerini formalarında kullandı. Bu örneklerde herhangi bir ceza gündeme gelmedi.
Ancak Amedspor’un formasında yer alan Kürtçe slogan, doğrudan para cezasına gerekçe yapıldı. Bu durum, Kürtçe’nin özel olarak hedef alındığını ve dil politikalarında çifte standardın sürdüğünü ortaya koyuyor.
Barış ve Demokratik Toplum Talebi
Kürtçe üzerindeki her yasak, sadece bir dilin kısıtlanması değil, aynı zamanda barışın önündeki engellerden biri olarak görülmektedir. Çünkü dil özgürlüğü, demokratik yaşamın temel koşullarındandır. Toplumların eşit ve özgür bir şekilde bir arada yaşayabilmesi için farklı dillerin tanınması, kamusal alanda özgürce kullanılabilmesi ve eğitimde yer bulması gerekmektedir. Bu gerçekleşmediği sürece, tekçi politikaların yarattığı gerilimler devam edecektir.
0 Yorum