gazete

bandor

yükleniyor
0 Yorum | 4 dk okuma süresi

Yahhya:

“Bir Dil, Yeni Şarkılarla Canlı Kalır”


Yahhya:

Yahhya, Dereng’den Bêjing’e, oradan Tenûr’a uzanan müzikal yolculuğunu, Kürtçe yeni eserler üretmenin önemini, canlı performanslarla kurduğu bağı ve kendi özgün sesini bulma arayışını BanDor’a anlattı. Yeni kuşağın karşılaştığı engelleri ve yapay zekanın sanata etkisini değerlendirdi.


Dereng”den “Bêjing”e, oradan “Tenûr”a müziğiniz nasıl gelişti ve değişti?


Dereng”, “Bêjing” ve “Tenûr” aynı yolun farklı durakları. Her albümde biraz daha kendime yaklaştım, sesimi ve anlatımımı daha sade, daha cesur bir noktaya taşımaya çalıştım. Değişen müziğimden çok, onu anlatma biçimimdi.

 

Geleneksel eserler yerine  yeni söz ve besteler üretmeye neden önem veriyorsunuz?


Kürtçe için “anadilim” demekten çok “dilim” demeyi tercih ediyorum. Çünkü bu dil benim için sadece çocukluğumun değil, bugünümün de dili. Yeni eserler üretmeye önem vermemin nedeni de bu: Bir dil ancak konuşuldukça, yazıldıkça ve yeni şarkılarla yeniden üretildikçe canlı kalır.

 

Tenûr”da Mardin’e özgü kelime ve anlatımları kaydetme amacı taşıdınız mı? Müziğinizi bir dil arşivi olarak görüyor musunuz?


Kelimelerimi bir şehrin sınırları içinde düşünmüyorum. Onlar aynı coğrafyanın farklı seslerinden besleniyor. Yazdıklarım da bu coğrafyada yaşadığım, hissettiğim ve tanıklık ettiğim hikayelerin bir yansıması. Bu yüzden müziğim, bilinçli bir dil arşivinden çok, yaşayan bir hafızanın parçası.

 

Etkilendiğiniz isimlerin gölgesinden çıkıp kendi müzikal kimliğinizi bulduğunuzu ne zaman hissettiniz?


Beni etkileyen sanatçılara duyduğum saygı, onların benzeri olmaya değil, kendim olmaya yöneltti. Onlardan ilham aldım ama kendi müziğimi üretmenin, onları onurlandırmanın en anlamlı yolu olduğuna inandım.

 

Müziğiniz gerçek karakterini stüdyo kayıtlarında mı, canlı performanslarda mı buluyor?


Stüdyo müziği zenginleştirme imkanı sunuyor; ama şarkılarımın gerçek duygusunu canlı performanslarda daha çok hissediyorum. Albümlerimi yayımlamadan önce beni dinleyen küçük bir dinleyici kitlem vardı. Onlar da gitar eşliğinde söylediğim hallerini daha samimi buluyordu. Ben de aynı fikirdeyim; stüdyo şarkıları büyütüyor, ama bazen o büyüklüğün içinde küçük ayrıntılar kaybolabiliyor.


Yeni bir şarkı nasıl ortaya çıkıyor: Önce hikaye mi, söz mü, yoksa melodi mi geliyor?


Benim için şarkının bir tarifi yok. Bazen bir hikaye melodisini buluyor, bazen de bir melodi kendi sözlerini çağırıyor. Hiçbir zaman zorlayarak üretmedim; şarkılarım, anlatma ihtiyacından doğdu.

 

Bugüne kadar yayımladığınız şarkılardan hangisi Yahhya’yı en iyi anlatıyor?


Hiçbir şarkımın tek başına beni anlattığını söyleyemem. İnsan nasıl zaman içinde değişiyor ve farklı duygular yaşıyorsa, şarkılarım da o değişimin izlerini taşıyor. Her biri ruh halimin ve hayatımın farklı bir dönemine tanıklık ediyor.

 

Kürtçe müzik üreten yeni kuşağı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce önlerindeki en büyük engel nedir?


Yeni kuşağın üretme isteğini çok kıymetli buluyorum. Ancak bugün müzik yapmak bile başlı başına zor bir uğraşken, Kürtçe üretmek çok daha fazla mücadele gerektiriyor. Bana göre bunun temel nedeni, Kürtçenin uzun yıllar baskılarla karşılaşmış olması ve hala tam anlamıyla güvence altında bulunmamasıdır. Devletsiz bir halkın dili ve sanatı da doğal olarak daha fazla engelle karşılaşır.

 

Kürtçe müzik dünyada neden yeterince görünür değil? Uluslararası dinleyiciye ulaşmak için ne değişmeli?


Kürtçe müziğin dünyada daha görünür olmasının yolu, sadece sanatçılardan geçmiyor. Uluslararası ölçekte güçlü bir kültürel varlık gösterebilmek için ulusal ve kurumsal bir zemine ihtiyaç var.


Yapay zekanın şarkı üretebildiği bir çağda insan duygusu ve sanatçının yaşanmışlığı nasıl korunabilir?


Yapay zeka, geçmişte söylenmiş sözlerden ve yaşanmış duygulardan öğreniyor. İnsan ise her gün yeni acılar, sevinçler ve hikayeler biriktiriyor. Bence sanatı geleceğe taşıyacak olan da bu tükenmeyen yaşama halidir.
 

Barış Barıştıran
Özgür Gün TV’de yayın müdürlüğü yaptı, farklı radyo ve gazetelerde kurucu, editör ve tasarımcı olarak görev aldı. Yeni nesil medya ve yapay zeka gazeteciliğini geliştiren çalışmalar yapmakta ve BanDor’un Genel Yayın Yönetmeni olarak çalışmalarını sürdürmektedir.


Sitede yayımlanan yazılar ve içerikler, yazarların kişisel görüşlerini yansıtmaktadır; BanDor’un kurumsal bakış açısıyla aynı olmayabilir ve içeriklerin sorumluluğu yazarlara aittir, BanDor sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Bir Yorum Bırakın