Münih Güvenlik Konferansı’nda bir araya gelen Rojava, Şam yönetimi ve ABD heyetleri; askeri entegrasyon, anayasal güvenceler ve terörle mücadelede ortaklık vizyonunu masaya yatırdı. "Yeni bir başlangıç" olarak nitelendirilen görüşmede, uluslararası garantörlük ve ateşkesin kalıcılığı ön plana çıktı.
Kritik Temas: Taraflar Aynı Masada
Almanya’da düzenlenen konferans, Suriye sahasındaki en önemli aktörleri bir araya getirdi. SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ve Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nden İlham Ahmed, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Suriye Geçici Hükümeti Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile doğrudan temas kurdu. Görüşmenin ana gündemini, 30 Ocak’ta duyurulan tarihi anlaşmanın uygulama safhaları oluşturdu.
Entegrasyon ve Haklar Masada
Toplantıda, Suriye’deki askeri güçlerin tek bir çatı altında birleştirilmesi ve güvenlik düzenlemeleri detaylandırıldı. SDG kanadı, başta Kürtler ve Dürziler olmak üzere tüm toplumsal bileşenlerin haklarının anayasal güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Mazlum Abdi, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada; Kürt halkının hususiyetlerinin ve Suriye’nin geleceğinin olumlu bir atmosferde tartışıldığını belirtti.
Washington’dan "Tam Destek" Mesajı
ABD tarafı, yeni dönemde Suriye dosyasını öncelikli başlıklar arasında tutacağının sinyalini verdi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Başkan Trump’ın terörle mücadele ve güçlerin entegrasyonu konusundaki kararlılığını iletirken; ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, paylaştığı kareyle süreci "bir resim bin kelimeye bedeldir" sözleriyle özetledi.
Diplomasi Trafiği: Macron ile Kulis
Heyet, yalnızca ABD ve Şam ile değil, Avrupa kanadıyla da temaslarını sürdürdü. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yapılan görüşmede, sahadaki ateşkesin korunması ve istikrarın güçlendirilmesi için Paris’in desteği talep edildi. SDG, 29 Ocak anlaşmasının hayata geçirilmesi için uluslararası garantörlüğün hayati önem taşıdığını yineledi.
0 Yorum