gazete

bandor

yükleniyor
0 Yorum | 3 dk okuma süresi

Kentin Vicdanı

“İnsan Eliyle Yok Edilmek İstenen” Diyarbakır’da surlar ve Hevsel Bahçeleri, bugün rant baskısı ve plansız müdahalelerle tarihi bir kırılmanın eşiğinde.


Kentin Vicdanı

Hevsel Bahçeleri ve Sur Çevresine Müdahale Tartışması
Mezopotamya’nın binlerce yıllık kültürel peyzajını oluşturan Hevsel Bahçeleri’nde tahribat, On gözlü köprü etrafındaki kaçak yapılaşma ve rant baskısı yeniden gündemin merkezine yerleşti. Büyükşehir Belediyesi’nin ekolojik yıkıma dair açıklamasının ardından tartışmalar büyürken, alandaki müdahaleler, “UNESCO mirasının geleceği tehdit altında” endişesini derinleştirdi.

“Binlerce Yıllık Bir Bellek”
Diyarbakır’da surların bulunduğu alanın yerleşim tarihi çok eskilere uzansa da, bugün gördüğümüz surların temellerinin ilk olarak hangi dönemde atıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Surlar, sadece bir savunma yapısı değil; Mezopotamya’nın taşlara kazınmış tarih kitabıdır. Bu nedenle 2015’te UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak tescillendi.

“8 Bin yıllık Bereketli Toprak Geçmişi”
Hevsel Bahçeleri ise şehrin nefesidir. Dicle’nin suyuyla beslenen, bereketli toprakları ve 8 bin yıllık geçmişiyle Mezopotamya’nın en eski tarımsal üretim alanlarından biri kabul edilen Hevsel; 180’den fazla kuş türüne, su samurundan kirpiye pek çok canlıya ev sahipliği yapan eşsiz bir ekolojik bölgedir. Dicle’nin suyu, bazalt toprakların verimi, yüzyıllardır süregelen bahçecilik kültürüdür.

Tahribat ve Rant: Çöp, Moloz, Kaçak Yapılaşma
Son aylarda hem bölgede yaşayanlar hem de sivil toplum örgütleri, Hevsel çevresinde moloz dökümü, yapılaşma baskısı, kanalizasyon sızıntısı ve kaçak yapı girişimlerini gündeme getirdi. Bu baskı, yalnızca çevresel bir bozulma değil; kültürel mirasın ekonomik çıkar uğruna geri dönüşsüz bir şekilde aşındırılması anlamına geliyor. Bir yanda Dicle Vadisi’nin kirlenmesi, diğer yanda bahçelerdeki yasa dışı kullanımlar. Tüm bunlar alanın hem kültürel hem de ekolojik bütünlüğünü tehdit ediyor.

Belediye: “Kara Propaganda” İddiası ve Yıkım Kararı
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, bu tartışmaların ardından kapsamlı bir açıklama yaptı. Kaçak yapılaşma iddialarının “manipülatif” olduğunu savundu. Aynı açıklamada, Dicle Nehri Vadisi çevresindeki imara aykırı yapılaşmaların yanı sıra, tarım alanlarında kullanılan gübre ve ilaçlardan kaynaklanan kirlilik nedeniyle alanın kaybedilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi. Valilikle birlikte bazı yapıların yıkılması için işlem başlatıldığı da duyuruldu.

Bir Mirasın Kaderi: Koruma mı, Yoksa Kaybetmek mi?
Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri, ayrı değerlermiş gibi görünse de aslında birbirine yaslanarak yaşayan bir bütündür. Surlar yoksa Hevsel eksik kalır; Hevsel yoksa Surlar, tarihi bağlamını kaybeder. UNESCO’nun tescillediği şey tam da bu bütünlüktür. Fakat bugün bu alan; moloz, beton, ticari yapı baskısı, kirlenme ve imar aflarının yarattığı cezasızlık döngüsüyle karşı karşıya. Bir yanda binlerce yıllık kültür, diğer yanda günübirlik rant. Bu çelişkinin kazananı “doğa” değil; ama kaybedeni bütün bir kent olabilir
 

Sema Özpolat
BanDor editörü. Daha önce farklı medya alanlarında art direktörlük, içerik yazarlığı, monitoring ve kurgu üzerine çalıştı. Görsel anlatı ve dijital habercilikle ilgileniyor.


Sitede yayımlanan yazılar ve içerikler, yazarların kişisel görüşlerini yansıtmaktadır; BanDor’un kurumsal bakış açısıyla aynı olmayabilir ve içeriklerin sorumluluğu yazarlara aittir, BanDor sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Bir Yorum Bırakın