Türkiye’de Kürtler hayatın her alanında var. Ancak televizyon dizilerinde ya yoklar ya da şive, suç ve “ötekilik” üzerinden temsil ediliyorlar. Son dönemin popüler yapımları da bu değişmeyen tabloyu yeniden üretiyor.
1. Görünmeyen Ama Her Yerde Olan Bir Kimlik
Türkiye’de on milyonlarca Kürt yaşıyor. Siyasetten sanata, medyadan akademiye kadar geniş bir alanda etkili bir varlık söz konusu. Ancak bu gerçeklik, televizyon ekranlarına yani dizilerine yansımıyor.
Ana akım dizilerde Kürt kimliği çoğu zaman ya tamamen yok sayılıyor ya da üstü örtülü biçimde ima edilerek geçiştiriliyor. Açık kimlikli, güçlü ve çok boyutlu Kürt karakterler hala istisna.
2. Güncel Dizilerde Değişmeyen Kodlar
Son yıllarda yayınlanan diziler bile bu temsiliyet sorununu aşabilmiş değil.
Bu örnekler, güncel yapımlarda bile Kürtlerin hala sınırlı ve kalıplaşmış biçimlerde ele alındığını gösteriyor.
• Uzak Şehir
Dizide yer alan bazı karakterlerin Kürt kimliğine işaret eden unsurlar bulunmasına rağmen, bu karakterlerin genellikle itici, sert veya mesafeli rollerle kurgulandığı görülüyor. Kimlik, derinlikli bir anlatım yerine “karakter tonunu belirleyen” bir araç haline geliyor.
• Eşref Rüya
Dizideki “Müslüm” karakterinin Zazaca/Kürtçe lehçesiyle konuşması dikkat çekiyor. Ancak bu kullanım, kültürel bir zenginlik olarak değil, daha çok karakterin farklılığını ve “ötekiliğini” vurgulayan bir unsur olarak işlev görüyor.
• Abi
Vanlı bir aileyi merkeze alan dizide, karakterlerin yoğun şiveli konuşmaları ön plana çıkarılıyor. Ailenin kimliği, derinlikli bir kültürel anlatıdan ziyade, büyük ölçüde dil ve aksan üzerinden temsil ediliyor.
• Yer Altı
Dizide Mardinli bir aile ve ismi Bozkurt olan “Bozo” lakaplı karakter üzerinden kurulan anlatıda, aile üyelerinin pek çok gayrimeşru işin içinde olduğu görülüyor. Kaçakçılık, yeraltı ilişkileri ve suç ağı, bu karakterlerin temel belirleyicisi olarak sunuluyor. Karekter isimleri “Merdo, Fero” gibi kısaltmalarla kullanılıyor.
Şiveye Sıkışan Kırık Türkçeli Kimlik
Kürt karakterlerin en belirgin temsiliyet biçimi “şive” üzerinden kuruluyor.
• Bozuk Türkçe
• Abartılı aksan
• Sürekli tekrar edilen dil kalıpları
Bu unsurlar, karakterin kimliğinin önüne geçiyor. Karakterin hikayesi, mesleği ya da kişisel derinliği geri planda kalırken, nasıl konuştuğu ön plana çıkıyor.
Oysa Türkiye’de farklı bölgelerde yaşayan Türkler de güçlü ağız ve şivelere sahip. Karadenizli, Ege’li ya da İç Anadolulu karakterlerin şivesi çoğu zaman sempatik bir unsur olarak sunulurken, Kürtlerin konuşma biçimi çoğu zaman “eksiklik ve karikatürizeleşmiş” gibi yansıtılıyor.
Tek Boyutlu Roller: Suçlu Sert, Marjinal ya da Komik
Güncel dizilerde Kürt karakterler genellikle üç kategoriye sıkışıyor:
• Sert ve mesafeli karakterler
• Suçla ilişkili figürler
• Komik ve “abartılı” tipler
Bu temsiller, Kürtlerin toplumsal çeşitliliğini görünmez kılıyor. Oysa gerçek hayatta Kürtler, toplumun her kesiminde farklı kimliklerle var. Fakat buna dizilerde hiç rastlayamayız.
Gerçeklik: Çok Dilli, Çok Kimlikli Bir Toplum
Bir çok dizinin çalışanınında Kürtlerden oluştuğu gerçekliğide bir kenarda dursun. Gerçek şu ki Kürtler için Türkçe ikinci dil. Buna rağmen milyonlarca Kürt Türkçeyi son derece akıcı ve doğru biçimde kullanıyor. Dizilerde ise bu gerçeklik tersine çevriliyor: Kürt karakterler nerede nasıl olursa olsun “bozuk Türkçe konuşan” kişiler olarak sunuluyor. Kürt’ün konuştuğu türkçe de türklere bir komedi malzemesine dönüşmekte.
Temsil Neden Önemli?
Medya, toplumun kendini nasıl gördüğünü belirler. Eğer bir kimlik: Ya hiç görünmüyorsa ya da sürekli stereotiplerle sunuluyorsa bu durum, toplumsal algıyı doğrudan etkiler. Kürtlerin dizilerdeki temsili, sadece bir medya sektörünün meselesi değil; aynı zamanda eşitlik, görünürlük ve kabul meselesidir.
Başka Bir Anlatı Mümkün
Aradan yıllar geçse de Türk dizilerinde Kürt temsili büyük ölçüde değişmiyor. Güncel yapımlar bile eski kalıpları yeniden üretmeye devam ediyor. Oysa gerçek hayat, dizilerden çok daha çeşitli, çok daha zengin ve çok daha gerçek. Daha gerçekçi bir temsil için: Kürt karakterler açık kimlikleriyle yer almalı. Şive, tek belirleyici unsur olmaktan çıkarılmalı. Çok boyutlu hikayeler yazılmalı Kürtçe ve farklı lehçeler doğal bağlamında kullanılmalı. Bu adımlar, sadece Kürtler için değil, Türkiye’deki tüm farklı kimlikler için daha adil bir anlatı yaratacaktır. Ve ön yargı kalıplarını ortadan kaldıracaktır.
.
0 Yorum