Ramazan ayı öncesi temel gıda ürünlerinden oluşan kolilerdeki fiyat artışı gündemdeki yerini koruyor. 2025 yılında 1100 TL seviyesinde olan standart bir Ramazan kolisinin, 2026’da 1700 TL’ye yükselmesi dikkat çekti. Bir yıl içinde yaşanan 600 TL’lik artış, vatandaşın bütçesine yansıyan yükü bir kez daha gözler önüne serdi.
Geçtiğimiz yıl 1100 TL’ye satılan ve içerisinde pirinç, bulgur, makarna, sıvı yağ, bakliyat ve hurma gibi temel ürünlerin bulunduğu koliler, birçok aile için erişilebilir sınırda kabul ediliyordu. Ancak 2026’da aynı kategorideki kolilerin 1700 TL’ye çıkması, yaklaşık yüzde 55’lik bir fiyat artışı anlamına geliyor.
Uzmanlar, artan gıda enflasyonu, üretim maliyetleri, enerji fiyatları ve nakliye giderlerindeki yükselişin fiyatlara doğrudan yansıdığını ifade ediyor. Öte yandan tüketiciler açısından tablo daha net: Aynı koli için bir yıl içinde yüzlerce lira daha fazla ödeme yapmak. Bu durum özellikle sabit gelirli ve dar gelirli aileler için Ramazan hazırlıklarını daha da zorlaştırıyor.
Sosyal medyada paylaşılan karşılaştırmalı görsellerde 2025 ve 2026 fiyat etiketleri yan yana konularak artışa dikkat çekilirken, vatandaşlar bütçelerindeki daralmayı “Cepteki yük büyüyor” sözleriyle yorumluyor. Ramazan kolileri geleneksel olarak dayanışmanın sembolü olsa da, artan fiyatlar bu dayanışmanın maliyetini artırmış durumda.
Ramazan ayı paylaşma ve yardımlaşma duygusunun güçlendiği bir dönem olarak öne çıkıyor. Ancak 1100 TL’den 1700 TL’ye çıkan koli fiyatı, ekonomik koşulların sofralara doğrudan yansıdığını gösteriyor. Önümüzdeki süreçte gıda fiyatlarındaki seyrin ve enflasyonla mücadele politikalarının nasıl şekilleneceği, vatandaşın alım gücü açısından belirleyici olmaya devam edecek.
0 Yorum