gazete

bandor

yükleniyor
0 Yorum | 2 dk okuma süresi

Tarihi Değiştiren Antlaşmalarda Kürtler

İmparatorlukların Çöküşünden Lozan'ın Sessizliğine


Tarihi Değiştiren Antlaşmalarda Kürtler

 

Kürtlerin parçalanma süreci bir gecede değil, yüzyıllara yayılan bir diplomasi satrancıyla
örüldü. Bu satrançta Kürtler, çoğu zaman masada değil, masadaki haritanın üzerinde yer
aldılar.

 


Kasr-ı Şirin ve "Yezdan Şer" İhaneti


Her şey 1639'da Kasr-ı Şirin'de başladı. Osmanlı ve Safevi imparatorlukları, Kürt
coğrafyasını ikiye bölen ilk sınırı çizdiler. Ancak bu sınır o zaman sembolikti; asıl yıkım 19.
yüzyılda geldi. Osmanlı’nın merkezileşme çabalarıyla özerk Kürt Emirlikleri tasfiye edilmeye
başlandı. Botan Emiri Bedirxan Beg, 1840’larda bağımsız bir Kürt birliği kurmaya en çok
yaklaşan isimdi. Fakat Osmanlı diplomasisi, Bedirxan’ın öz yeğeni Yezdan Şer’i "amcanın
makamı senin olacak" vaadiyle devşirdi. Yezdan Şer’in ihanetiyle içeriden çöken birlik
hareketi, Kürt tarihindeki "iç bölünme" geleneğinin ilk büyük yarası oldu.

 


Sykes-Picot: Gizli Haritalar ve "Siyah Altın" Tutkusu


1916’da Birinci Dünya Savaşı devam ederken, İngiliz Mark Sykes ve Fransız François
Georges-Picot, ellerinde cetvellerle Ortadoğu’yu paylaştılar. Bu anlaşma başlangıçta
gizliydi; ancak 1917’de Bolşevik ihtilali olunca Ruslar bu kirli paylaşımı dünyaya ifşa etti.
Kürtler ilk kez bu haritada üç farklı "nüfuz alanına" (İngiliz, Fransız ve Rus etkisi)
bölündüklerini gördüler. Özellikle Musul ve Kerkük’teki petrolün keşfi, İngiltere’nin Kürt
politikasını tamamen "stratejik bir tampon bölge" yaratma üzerine kurmasına neden oldu.

 

 


Sevr’in Havucu ve Kürt Şerif Paşa’nın Hatası


1920’de imzalanan Sevr Antlaşması, Kürtlere bağımsızlık kapısını aralayan (62-64.
maddeler) ilk uluslararası belgeydi. Ancak bu vaat bir "tuzak" gibiydi. Paris’teki Kürt delegesi
Şerif Paşa, Ermeni lider Bogos Nubar ile bir mutabakat imzalayınca Anadolu’daki
muhafazakar Kürt aşiretleri (özellikle Cibranlılar) "Topraklarımız Ermenistan’a verilecek"
korkusuna kapıldı. Mustafa Kemal bu korkuyu kullandı; "Din ve vatan elden gidiyor" diyerek
Kürt aşiret reislerini Ankara saflarına çekti. Kürtler, kendi içlerinde "diplomatlar" ve "sahadaki
aşiretler" olarak ilk büyük siyasi bölünmesini burada yaşadı.

 

 


Lozan: Kimliksiz Bırakılan Ulus


1923’te Lozan masasına oturulduğunda İngiltere, petrol sahaları (Musul) üzerindeki
kontrolünü garantilemek için Kürtlerin bağımsızlık taleplerini bir kenara itti. İsmet Inönü ise
masada Kürtleri "asli unsur" ve "Müslüman kardeşler" olarak tanımlayarak, onların ayrı bir
statü almasını engelledi. Antlaşma imzalandığında, Kürtler uluslararası hukukta ne bir azınlık
ne de bir ulus olarak yer bulabildi. Lozan, Kürtlerin parçalanmışlığını hukuki olarak
tescilleyen son mühür oldu.

 

 

 

Serdar Yiğit
Özel sektör ve kamuda birçok projede yer almış, uzun yıllar MKM’de kültür ve sanat çalışmalarında bulunmuştur. Tarih, din ve teknoloji üzerine araştırmalar yapmaktadır.


Sitede yayımlanan yazılar ve içerikler, yazarların kişisel görüşlerini yansıtmaktadır; BanDor’un kurumsal bakış açısıyla aynı olmayabilir ve içeriklerin sorumluluğu yazarlara aittir, BanDor sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Bir Yorum Bırakın