Van’ın Özalp ilçesinde 2020’de Vefa Sosyal Destek Grubu’na yönelik saldırı sonrası HDP’li Belediye Meclis Üyesi Nevzat Öner, hiçbir somut kanıt olmadan 3 ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 21 Ekim 2025’te Yargıtay cezayı onadı. BanDor’a Konuşan Ailesi kararı “siyasi bir intikam” olarak değerlendiriyor.
Olayın Ardından Başlayan Siyasi Yargılama
14 Mayıs 2020’de Van’ın Özalp ilçesine bağlı Memedalan Mahallesi’nde Vefa Sosyal Destek Grubu’na düzenlenen silahlı saldırıda iki kişi hayatını kaybetti, bir kişi yaralandı. Olayın hemen ardından HDP yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 43 kişi gözaltına alındı. 35 kişi serbest bırakıldı ancak HDP Özalp Belediye Meclis Üyesi Nevzat Öner tutuklandı. Öner’in adının dosyaya, yalnızca “aracının saldırı aracına benzediği” iddiasıyla eklendiği ortaya çıktı.
Delil Yok, Sadece Benzerlik
Mahkeme, gri renkli bir aracın saldırıda kullanıldığı yönündeki beyana dayanarak Nevzat Öner’i suçladı. Kamera kayıtlarında plaka tespiti yapılmadı, yalnızca “jant ve yanık izi benzerliği” gerekçe gösterildi. Avukatı, “Bu araç olay yönünün tam tersi istikametteydi, delil yok” diyerek bilirkişi incelemesi talep etti. Ancak mahkeme bu talebi reddetti. Eksik incelemeyle hazırlanan dosya, Yargıtay tarafından da onanarak yargı tarihine bir hukuk skandalı olarak geçti.
Üç Müebbet, Onanmış Bir Hukuksuzluk
Nevzat Öner, “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” ile “kasten öldürme” suçlamalarından 3 ağırlaştırılmış müebbet, ayrıca “öldürmeye teşebbüs” iddiasından 18 yıl hapis cezası aldı. Ekim 2025’te Yargıtay, tüm delil eksikliklerine rağmen kararı onadı. Avukatı, mahkeme sonrası“Bu dava hukuki değil, siyasi bir tasfiyedir. Müvekkilim HDP’li olduğu için hedef seçildi” dedi. Dosyadaki baz sinyalleri bile Öner’in olay yerinde olmadığını kanıtlıyordu.
Eşinin Tanıklığı, Görüş Hakları Kısıtlandı
Nevzat Öner’in eşi Adalet Öner, BanDor’a yaptığı açıklamada eşinin cezaevindeki durumunu anlattı:
“Eşimin aldığı ceza 3 ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıl. Karar sonrası görüş ve telefon hakları kısıtlandı. Daha önce tüm aile gidebiliyordu, şimdi sadece birinci derece yakınlar kabul ediliyor. Eşim haksız ve hukuksuz biçimde yargılandı, ellerinde hiçbir kanıt yok. Suç tespiti yapılmamış, boş bir dosyadan ceza aldı. Birilerinin talimatlarıyla hala cezaevinde tutuluyor.”
Türkiye’de Yargının Kronik Sorunu
Nevzat Öner davası, Türkiye’deki siyasi yargılamaların tipik örneklerinden biri. Delilsiz tutuklamalar, reddedilen bilirkişi talepleri ve siyasi kimliğe göre verilen cezalar artık sistematik hale geldi. Benzer şekilde Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, çok sayıda siaysetçi ve gazeteci hakkında verilen AİHM kararları uygulanmadı. Bu dava için de ret gelirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidilecek.
Cezaevinden Bir Hukuk Çığlığı
Van F Tipi Cezaevi’nde tutulan Nevzat Öner, Eşi ile gerçekletirdiği görüşte bu süreci “hukukun katli” olarak nitelendiriyor:
“Bütün maddi deliller olay anında orada olmadığımı gösteriyor. Buna rağmen bana 3 ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıl ceza verdiler. Bu karar adaletin değil, siyasetin kararıdır.” Eşi Adalet Öner de mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı: “Bu dava yalnızca Nevzat’ın değil, bu ülkede adalete inanan herkesin davasıdır.”Kamuoyunun davaya sahip çıkmasını bekliyoruz.
0 Yorum