0 Yorum | 3 dk okuma süresi

Işıklar Ülkesi “Xanthos”

“Teslim Olmaktansa Ölmeyi Seçenlerin Şehri”


Işıklar Ülkesi “Xanthos”

Likya’nın en önemli kentlerinden biri olan Xanthos’u tarihe geçiren yalnızca görkemli yapıları değil, özgürlüğü uğruna verdiği büyük direnişti.

 

Pers Ordusu Xanthos Ovası’na İndi

MÖ 545 civarında Pers komutanı Harpagos, büyük ordusuyla Xanthos Ovası’na geldi.Xanthosluların karşısında kendilerinden çok daha büyük bir ordu vardı. Ama teslim olmadılar. Sayıca az olmalarına rağmen Perslere karşı savaştılar. Yenilerek kentlerine çekildiklerinde ise Xanthos tarihinin en sarsıcı olayı yaşandı.

 

Herodot O Günü Böyle Anlattı

Tarihin Babası Herodot, Xanthosluların son direnişini şöyle aktarır:

“Likyalılara gelince, Harpagos Ordusu Ksanthos Ovasına indiği zaman onlar da karşı koydular. Bitmez tükenmez kuvvetlere karşı az sayı ile dövüştüler. Yiğitlikle nam aldılar ama yenildiler. Kentlerine geri atıldılar, kadınları, çocukları, hazineleri ve köleleri kaleye doldurdular ve alttan yandan ateşe verdiler, öyle ki yangın kaleyi yerle bir etti.

Bundan sonra birbirlerine korkunç yeminlerle bağlanarak düşmana saldırdılar ve Ksanthos’ta oturanların tümü de savaşarak ölmüş oldular.

Bugün bütün Likya’da kendilerini Ksanthoslu diye tanıtanların, seksen ev dışında, hepsi de yabancıdır. Bu seksen aile o zamanlar ülkenin dışında bulunuyordu; bundan ötürü hayatta kalmışlardır. İşte Harpagos Ksanthos’u böyle aldı…”

 

Özgürlüklerinden Vazgeçmediler

Herodot’un anlattığına göre Xanthoslular için artık iki seçenek vardı:
Teslim olmak ya da sonuna kadar savaşmak.
 

Onlar ikincisini seçti. 


Kentlerini ateşe verdikten sonra yeniden Pers ordusunun üzerine yürüdüler. Xanthos’un neredeyse bütün savaşçıları bu son mücadelede hayatını kaybetti. Bu yüzden Xanthos’un hikâyesi tarihe yalnızca bir yenilgi olarak değil, bağımsızlık uğruna verilen büyük bir direniş olarak geçti.

 

Peki O 80 Aile Neredeydi?

Herodot’un anlatımında çok önemli bir ayrıntı vardır.
Xanthos’un düştüğü sırada 80 aile kentte değildi ve bu nedenle hayatta kaldı.

Peki neredeydiler?

Herodot bunun cevabını vermiyor. Bölgedeki anlatılarda ise bu ailelerin yazın kavurucu sıcaklarından uzaklaşmak için yaylaya çıktıkları söylenir. Eğer bu anlatı doğruysa, onları yaz sıcağından uzaklaştıran yaylalar aynı zamanda savaşın ateşinden de kurtarmıştı.

 

Xanthos Yeniden Ayağa Kalktı

Felaketten kurtulanlar geri döndü ve Xanthos yeniden kuruldu. Kent ilerleyen dönemlerde yeniden güçlendi ve Likya Birliği’nin üç oy hakkına sahip altı büyük kentinden biri oldu. Xanthos böylece yalnızca direnişiyle değil, küllerinden yeniden doğuşuyla da Likya tarihindeki yerini aldı.

 

Xanthos Neden Önemliydi?

Likyalıların kendi dillerinde Arñna dediği Xanthos, iki tepe üzerine kurulmuş Likya’nın en önemli kentlerinden biriydi. Kentin hemen yanından, antik dönemde Xanthos Nehri olarak bilinen bugünkü Eşen Çayı akıyordu. Savaşlar, yangınlar ve büyük yıkımlar gören Xanthos, bütün bunlara rağmen yüzyıllar boyunca yaşamaya devam etti.

 

Işıklar Ülkesi’nin Onurlu Kenti

Hititlerin Lukka ülkesiyle ilişkilendirilen kadim yerleşimlerden biri…

Likyalıların Arñna’sı…

Likya Birliği’nin en güçlü kentlerinden biri…

İki büyük yıkımın ardından yeniden ayağa kalkan şehir…

Ve Herodot’un satırlarında, özgürlüğü uğruna sonuna kadar savaşan halkıyla ölümsüzleşen kent:

Xanthos.

Bugün Xanthos, Letoon ile birlikte UNESCO Dünya Mirası olarak korunuyor.

Taşları sessiz olabilir; ama 2.500 yıl önce Xanthos Ovası’nda başlayan o direnişin hikayesi hala yaşıyor.
 

Aydın Yıldız



Sitede yayımlanan yazılar ve içerikler, yazarların kişisel görüşlerini yansıtmaktadır; BanDor’un kurumsal bakış açısıyla aynı olmayabilir ve içeriklerin sorumluluğu yazarlara aittir, BanDor sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Bir Yorum Bırakın