Son yıllarda Kürtlerin direniş kalesi olarak kabul edilen ve dünya dengeleri açısından önemli bir misyona sahip olan Kobanê, gündemdeki yerini koruyor. Dünya, Kobanê'yi Kürtlerin askeri gücü olan YPJ (Kadın Savunma Birlikleri) ve YPG'nin (Halk Savunma Birlikleri) radikal İslamcı IŞİD'e (Irak Şam İslam Devleti) karşı verdiği direnişle tanıdı.
2014'te tüm dünyaya korku salan IŞİD'in karşısında yenildiği kent olan Kobanê, dünya ve Kürtler için özgürlüğün sembolü olurken, tarihsel olarak da Kürtler ve Ermeniler için önemli bir geçmişe sahip. Heyet Tahrir el-Şam'ın (HTŞ) 27 Kasım 2024'te Şam'a girmesiyle birlikte, Türkiye sınırında bulunan Kobanê'nin stratejik önemi daha da arttı.
Kobanê İsminin Hikâyesi
Yaygın bir görüşe göre, Kobanê ismi Almanca 'Kompanie' (şirket) anlamına gelen sözcüğünden geliyor. 1911'de, Şam Demiryolunu o zamanlar iki köyden oluşan Kobanê'ye kadar uzatmak için Deutsche Bank'ın bölgede bir şirket kurmasının ardından halk bölgeyi Kobanê olarak isimlendirdi.
Bölge, demiryolu şirketinin etrafında genişleyerek günümüzdeki Kobanê şehrine dönüştü. Günümüzde kente bağlı 300'ün üzerinde köy var. Yerleşim alanı daha çok orada bulunan Kaniya Murşîd (Mürşitpınarı) ve Kanîya Eraban (Arappınarı) etrafında büyüdü.
Demiryolunun sınır olarak böldüğü şehrin Türkiye tarafında kalan kısmına ise Mürşitpınar adını verdiler. Asıl ismi Kaniya Kurdan (Kürtpınarı) olan bölgeye Kürtler bu ismi verdi. Ancak, oradan geçen göçer Arapların burada konaklaması ve çeşmeden hayvanlarına su vermesi nedeniyle bölge zamanla Arappınar şeklinde ek bir takma adla anılmaya başladı.
Bu ismi, daha sonra kurulan Suriye Arap Cumhuriyeti, bölgenin Araplaştırılması politikaları çerçevesinde "Ayn el-Arab" (Arap Pınarı) olarak resmî kayıtlara geçirdi. Suriyeli şair Dr. Muhammed Mağut, bölgeyi ziyaret ettiğinde karşılaştığı kurumuş pınarı şu şiiriyle anlattı: "Zeheptü ilâ Ayn el Arab, Ve lem ecid lâ aynen ve lâ Araben!" (Arap Pınarı'na gittim, Ne pınar buldum ne Arap!).
Bir diğer, ancak daha az kabul gören görüş ise şöyle: Kobanê ismi, bölgede birbiriyle çatışma hâlinde olan iki Kürt aşiretinin arazileri paylaşmasından sonra, Kobanê'nin bir kısmının "Koma Banî" olarak isimlendirilmesinden gelir. Kürtçenin Kurmancî lehçesinde "koma" "grup", "banî" ise "çatı, yukarı" anlamına gelir.
Rivayete göre, aşiretlerden biri aşağıda, diğeri yukarıda kaldı. Yukarıda kalana "Koma Banî" (yukarıdaki topluluk), aşağıda kalana ise "Koma Jerî" (aşağıdaki topluluk) dediler.
1928'de Fransız arkeologlar François Thureau-Dangin ve Augustin Barrois, Kobanê'ye bağlı Şêran köyünde çalışmalar yürüttü. Bölgede iki aslan heykeli buldular. Aslan heykellerinin çokluğundan dolayı Kürtler buraya "Şêran" (Aslanlar) köyü adını verdi.
Coğrafi ve Stratejik Konum
Urfa'nın Suruç ilçesinin güneydoğusunda bulunan kent, genel olarak bozkır iklimine sahip. Yaz aylarında sıcak ve kurak, kış aylarında ise soğuk ve yağışlı bir iklim görülür. Tarımın yaygın olduğu bölgede, Fırat Nehri'nin sağladığı sulama olanakları tarım faaliyetlerini destekleyen önemli bir unsur. Bölgede çöl bitki örtüsü, otlak alanlar ve tarım arazileri gibi çeşitli ekosistem unsurları bulunuyor.
Kobanê'nin konumu, hem Suriye'nin iç dinamikleri hem de Türkiye ile olan ilişkiler açısından önemli. Kobanê, Fırat Nehri'nin batısında yer alıyor ve bölgedeki su kaynaklarına erişim açısından stratejik bir noktada bulunuyor. Suriye ve Türkiye arasındaki ticaret yollarının kesişim noktasında bulunması, kenti ekonomik hareketlilik açısından önemli bir merkez haline getiriyor.
Suriye İç Savaşı'nın ardından ortaya çıkan güç mücadelelerinde Kobanê önemli bir rol oynuyor. Özellikle Kürtlerin özerk yönetim talepleri, Kobanê'nin siyasi önemini artırıyor. 2014-2015 yıllarında yaşanan Kobanê Kuşatması, hem IŞİD'in bölgeden çıkarılması hem de Kürt güçlerinin direniş sembolü haline gelmesi açısından stratejik bir dönüm noktası oldu.
2024'de kentin nüfusu 200 bin olarak kaydedildi. Bunun 44 bin 821'i şehir merkezinde yaşıyor. Savaştan sonra kısmi bir göç yaşanırken, insanlar her şeye rağmen şehirlerini terk etmedi.
Tarihsel olarak Kobanê
Arkeolojik kazılardan anlaşıldığı üzere, çoğunlukla Kürtlerin yaşadığı bir bölgeyken, 1915'te gerçekleştirilen Ermeni Soykırımı ile beraber azımsanmayacak sayıda Ermeni Kobanê'ye göç etti. Ermeniler, şehirde üç kilise inşa etti. Daha sonra Ermeniler büyük oranda göç etti.
Kobanê, 1925'teki Şeyh Said İsyanı'nın ardından Türkiye'den kaçmak zorunda kalan Kürtlere de sığınılacak bir yuva oldu. Günümüzde ise Kobanê, terk edilemeyen; yediden yetmişe herkesin IŞİD'e karşı savaştığı, direnişin ve özgürlüğün sembolü hâline geldiği bir şehir olarak adeta kaderini değiştirdi.
Kobanê Kuşatması: 134 Gün Süren Direniş
Kobanê Kuşatması, IŞİD'in Eylül 2014'te YPG'nin kontrolünde bulunan Kobanê köylerine saldırmasıyla başladı. Aralık ayına kadar IŞİD, Kobanê civarındaki 350'ye yakın köyü ele geçirdi. Kobanê ve köylerine araçlarla giren IŞİD'liler, kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu sivillere ateş açtı ve girdikleri her evde savunmasız birçok insanı acımasızca katletti.
134 gün boyunca süren kuşatma sırasında IŞİD ciddi insan hakları ihlalleri, baskı ve zulüm uyguladı. Kürt halkı ise kararlı bir direniş gösterdi. 25 Ocak 2015'te, kuşatmanın 134. gününde, Kobanê ve çevresi IŞİD'ten tamamen temizlendi. YPG ve YPJ'nin karadan ilerlemesi, ABD ve Fransa tarafından yapılan hava bombardımanlarının etkisiyle IŞİD, şehir merkezinin 25 km gerisine çekilmek zorunda kaldı.
Her evinin bir savaş mevzisine döndüğü Kobanê kentinin %70'i çatışmalar sonucu yıkıldı. Kürt askeri güçlerinin Kobanê'de ilk defa denediği şehir savaşı deneyiminin zirvesini yaşarken, Kobanê direnişinde Avrupalı ve Türk sosyalist enternasyonalistler de yerini aldı.
Dünyaya İlham Olan Kadın Savaşçılar
Kobanê kuşatması sırasında dünya kamuoyu, ilk defa Kadın Savunma Birlikleri'ni (YPJ) tanıdı. Kadınları kaçıran ve köle olarak satan IŞİD'e karşı olağanüstü direniş gösteren YPJ savaşçıları, uluslararası alanda büyük dikkat çekti. Kürt kadınlarının Kobanê direnişi daha sonra birçok dizi ve filme konu oldu.
İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları İçin Gözlemevi (SOHR), IŞİD'in Kobanê kentine saldırısının ardından başlayan çatışmalarda 1607 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. 462 Kürt savaşçı yaşamını yitirirken, IŞİD'ten ise 1091 kişi öldü.
Türkiye'de ise IŞİD kuşatmasına karşı yapılan protestolarda 43 kişi yaşamını yitirdi. Türkiye'nin batı kentlerinden Kobanê'ye destek amacıyla Urfa'nın Suruç ilçesine gelen Sosyalist Devrimci Gençlik Federasyonu'na üye 300 sosyalist gence basın açıklaması yaptığı sırada IŞİD tarafından canlı bomba saldırısı yapıldı. Saldırıda 33 kişi yaşamını yitirdi.
Kobanê direnişi, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Batı Avrupa, Kürdistan ve Türkiye'de büyük protestolara neden oldu.
Kobanê'nin Yakın Tarihi
Partîya Yekîtiya Demokratîk (PYD) tarafından özerkliği ilan edilen şehir, 2014'te Suriye Kürdistanı Kobanê Kantonu'nun idari merkezi olarak belirlendi. 20 Ekim 2021'de Katalonya Parlamentosu, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'ni resmen tanıdı.
27 Ocak 2014'te oluşturulan Rojava Anayasası'na göre, bölgeyi özerk Kobanê Kantonu, şu anki adıyla Fırat Bölgesi olarak ilan ettiler ve kurumlarını kurdular.
Şehrin ilk üniversitesi, Kobanê Üniversitesi, 10 Aralık 2017'de Fizik, Kimya ve Matematik ile Kürt Dili ve Edebiyatı Fakültesi olarak açıldı. 7 yılda Tıp-Hemşirelik, Laboratuvar, Eczacılık, Teknik-Bilgisayar, Elektrik, Makine, İdari ve Hukuk Bilimleri Yüksekokulu ile Eğitim Bilimleri eklendi. 209 öğretmen ve yöneticinin görev yaptığı üniversitede, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında bin 250 öğrenci mezun oldu.
Bir grup akademisyen, Nobel Barış Ödüllü yazarlar ve sivil toplum örgütleri, 1 Kasım tarihini Dünya Kobanê Günü olarak ilan etti.
Son yıllarda Kürtlerin direniş kalesi olarak kabul edilen ve dünya dengeleri açısından önemli bir misyona sahip olan Kobanê, gündemdeki yerini koruyor. Dünya, Kobanê'yi Kürtlerin askeri gücü olan YPJ (Kadın Savunma Birlikleri) ve YPG'nin (Halk Savunma Birlikleri) radikal İslamcı IŞİD'e (Irak Şam İslam Devleti) karşı verdiği direnişle tanıdı.
2014'te tüm dünyaya korku salan IŞİD'in karşısında yenildiği kent olan Kobanê, dünya ve Kürtler için özgürlüğün sembolü olurken, tarihsel olarak da Kürtler ve Ermeniler için önemli bir geçmişe sahip. Heyet Tahrir el-Şam'ın (HTŞ) 27 Kasım 2024'te Şam'a girmesiyle birlikte, Türkiye sınırında bulunan Kobanê'nin stratejik önemi daha da arttı.
Kobanê İsminin Hikâyesi
Yaygın bir görüşe göre, Kobanê ismi Almanca 'Kompanie' (şirket) anlamına gelen sözcüğünden geliyor. 1911'de, Şam Demiryolunu o zamanlar iki köyden oluşan Kobanê'ye kadar uzatmak için Deutsche Bank'ın bölgede bir şirket kurmasının ardından halk bölgeyi Kobanê olarak isimlendirdi.
Bölge, demiryolu şirketinin etrafında genişleyerek günümüzdeki Kobanê şehrine dönüştü. Günümüzde kente bağlı 300'ün üzerinde köy var. Yerleşim alanı daha çok orada bulunan Kaniya Murşîd (Mürşitpınarı) ve Kanîya Eraban (Arappınarı) etrafında büyüdü.
Demiryolunun sınır olarak böldüğü şehrin Türkiye tarafında kalan kısmına ise Mürşitpınar adını verdiler. Asıl ismi Kaniya Kurdan (Kürtpınarı) olan bölgeye Kürtler bu ismi verdi. Ancak, oradan geçen göçer Arapların burada konaklaması ve çeşmeden hayvanlarına su vermesi nedeniyle bölge zamanla Arappınar şeklinde ek bir takma adla anılmaya başladı.
Bu ismi, daha sonra kurulan Suriye Arap Cumhuriyeti, bölgenin Araplaştırılması politikaları çerçevesinde "Ayn el-Arab" (Arap Pınarı) olarak resmî kayıtlara geçirdi. Suriyeli şair Dr. Muhammed Mağut, bölgeyi ziyaret ettiğinde karşılaştığı kurumuş pınarı şu şiiriyle anlattı: "Zeheptü ilâ Ayn el Arab, Ve lem ecid lâ aynen ve lâ Araben!" (Arap Pınarı'na gittim, Ne pınar buldum ne Arap!).
Bir diğer, ancak daha az kabul gören görüş ise şöyle: Kobanê ismi, bölgede birbiriyle çatışma hâlinde olan iki Kürt aşiretinin arazileri paylaşmasından sonra, Kobanê'nin bir kısmının "Koma Banî" olarak isimlendirilmesinden gelir. Kürtçenin Kurmancî lehçesinde "koma" "grup", "banî" ise "çatı, yukarı" anlamına gelir.
Rivayete göre, aşiretlerden biri aşağıda, diğeri yukarıda kaldı. Yukarıda kalana "Koma Banî" (yukarıdaki topluluk), aşağıda kalana ise "Koma Jerî" (aşağıdaki topluluk) dediler.
1928'de Fransız arkeologlar François Thureau-Dangin ve Augustin Barrois, Kobanê'ye bağlı Şêran köyünde çalışmalar yürüttü. Bölgede iki aslan heykeli buldular. Aslan heykellerinin çokluğundan dolayı Kürtler buraya "Şêran" (Aslanlar) köyü adını verdi.
Coğrafi ve Stratejik Konum
Urfa'nın Suruç ilçesinin güneydoğusunda bulunan kent, genel olarak bozkır iklimine sahip. Yaz aylarında sıcak ve kurak, kış aylarında ise soğuk ve yağışlı bir iklim görülür. Tarımın yaygın olduğu bölgede, Fırat Nehri'nin sağladığı sulama olanakları tarım faaliyetlerini destekleyen önemli bir unsur. Bölgede çöl bitki örtüsü, otlak alanlar ve tarım arazileri gibi çeşitli ekosistem unsurları bulunuyor.
Kobanê'nin konumu, hem Suriye'nin iç dinamikleri hem de Türkiye ile olan ilişkiler açısından önemli. Kobanê, Fırat Nehri'nin batısında yer alıyor ve bölgedeki su kaynaklarına erişim açısından stratejik bir noktada bulunuyor. Suriye ve Türkiye arasındaki ticaret yollarının kesişim noktasında bulunması, kenti ekonomik hareketlilik açısından önemli bir merkez haline getiriyor.
Suriye İç Savaşı'nın ardından ortaya çıkan güç mücadelelerinde Kobanê önemli bir rol oynuyor. Özellikle Kürtlerin özerk yönetim talepleri, Kobanê'nin siyasi önemini artırıyor. 2014-2015 yıllarında yaşanan Kobanê Kuşatması, hem IŞİD'in bölgeden çıkarılması hem de Kürt güçlerinin direniş sembolü haline gelmesi açısından stratejik bir dönüm noktası oldu.
2024'de kentin nüfusu 200 bin olarak kaydedildi. Bunun 44 bin 821'i şehir merkezinde yaşıyor. Savaştan sonra kısmi bir göç yaşanırken, insanlar her şeye rağmen şehirlerini terk etmedi.
Tarihsel olarak Kobanê
Arkeolojik kazılardan anlaşıldığı üzere, çoğunlukla Kürtlerin yaşadığı bir bölgeyken, 1915'te gerçekleştirilen Ermeni Soykırımı ile beraber azımsanmayacak sayıda Ermeni Kobanê'ye göç etti. Ermeniler, şehirde üç kilise inşa etti. Daha sonra Ermeniler büyük oranda göç etti.
Kobanê, 1925'teki Şeyh Said İsyanı'nın ardından Türkiye'den kaçmak zorunda kalan Kürtlere de sığınılacak bir yuva oldu. Günümüzde ise Kobanê, terk edilemeyen; yediden yetmişe herkesin IŞİD'e karşı savaştığı, direnişin ve özgürlüğün sembolü hâline geldiği bir şehir olarak adeta kaderini değiştirdi.
Kobanê Kuşatması: 134 Gün Süren Direniş
Kobanê Kuşatması, IŞİD'in Eylül 2014'te YPG'nin kontrolünde bulunan Kobanê köylerine saldırmasıyla başladı. Aralık ayına kadar IŞİD, Kobanê civarındaki 350'ye yakın köyü ele geçirdi. Kobanê ve köylerine araçlarla giren IŞİD'liler, kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu sivillere ateş açtı ve girdikleri her evde savunmasız birçok insanı acımasızca katletti.
134 gün boyunca süren kuşatma sırasında IŞİD ciddi insan hakları ihlalleri, baskı ve zulüm uyguladı. Kürt halkı ise kararlı bir direniş gösterdi. 25 Ocak 2015'te, kuşatmanın 134. gününde, Kobanê ve çevresi IŞİD'ten tamamen temizlendi. YPG ve YPJ'nin karadan ilerlemesi, ABD ve Fransa tarafından yapılan hava bombardımanlarının etkisiyle IŞİD, şehir merkezinin 25 km gerisine çekilmek zorunda kaldı.
Her evinin bir savaş mevzisine döndüğü Kobanê kentinin %70'i çatışmalar sonucu yıkıldı. Kürt askeri güçlerinin Kobanê'de ilk defa denediği şehir savaşı deneyiminin zirvesini yaşarken, Kobanê direnişinde Avrupalı ve Türk sosyalist enternasyonalistler de yerini aldı.
Dünyaya İlham Olan Kadın Savaşçılar
Kobanê kuşatması sırasında dünya kamuoyu, ilk defa Kadın Savunma Birlikleri'ni (YPJ) tanıdı. Kadınları kaçıran ve köle olarak satan IŞİD'e karşı olağanüstü direniş gösteren YPJ savaşçıları, uluslararası alanda büyük dikkat çekti. Kürt kadınlarının Kobanê direnişi daha sonra birçok dizi ve filme konu oldu.
İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları İçin Gözlemevi (SOHR), IŞİD'in Kobanê kentine saldırısının ardından başlayan çatışmalarda 1607 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. 462 Kürt savaşçı yaşamını yitirirken, IŞİD'ten ise 1091 kişi öldü.
Türkiye'de ise IŞİD kuşatmasına karşı yapılan protestolarda 43 kişi yaşamını yitirdi. Türkiye'nin batı kentlerinden Kobanê'ye destek amacıyla Urfa'nın Suruç ilçesine gelen Sosyalist Devrimci Gençlik Federasyonu'na üye 300 sosyalist gence basın açıklaması yaptığı sırada IŞİD tarafından canlı bomba saldırısı yapıldı. Saldırıda 33 kişi yaşamını yitirdi.
Kobanê direnişi, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Batı Avrupa, Kürdistan ve Türkiye'de büyük protestolara neden oldu.
Kobanê'nin Yakın Tarihi
Partîya Yekîtiya Demokratîk (PYD) tarafından özerkliği ilan edilen şehir, 2014'te Suriye Kürdistanı Kobanê Kantonu'nun idari merkezi olarak belirlendi. 20 Ekim 2021'de Katalonya Parlamentosu, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'ni resmen tanıdı.
27 Ocak 2014'te oluşturulan Rojava Anayasası'na göre, bölgeyi özerk Kobanê Kantonu, şu anki adıyla Fırat Bölgesi olarak ilan ettiler ve kurumlarını kurdular.
Şehrin ilk üniversitesi, Kobanê Üniversitesi, 10 Aralık 2017'de Fizik, Kimya ve Matematik ile Kürt Dili ve Edebiyatı Fakültesi olarak açıldı. 7 yılda Tıp-Hemşirelik, Laboratuvar, Eczacılık, Teknik-Bilgisayar, Elektrik, Makine, İdari ve Hukuk Bilimleri Yüksekokulu ile Eğitim Bilimleri eklendi. 209 öğretmen ve yöneticinin görev yaptığı üniversitede, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında bin 250 öğrenci mezun oldu.
Bir grup akademisyen, Nobel Barış Ödüllü yazarlar ve sivil toplum örgütleri, 1 Kasım tarihini Dünya Kobanê Günü olarak ilan etti.
Erdoğan'ın Kobanê Hayali
2014'teki Kobanê Kuşatması sırasında "Kobanê düştü, düşüyor" diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HTŞ'nin Şam'a girmesiyle beraber yeniden bu hayalini gerçekleştirmek için planlarını devreye koydu.
Türkiye'nin yeni Suriye'deki en önemli planının Kobanê'yi işgal etmek olduğu, Kobanê'ye her gün yapılan hava saldırıları ve savaş hazırlıklarından görülüyor. Türkiye, askeri ve ekonomik olarak desteklediği kendisine bağlı Suriye Milli Ordusu ile Kobanê'yi işgal etme planı başarılı olmayınca, açıktan Kobanê sınırına yoğun askeri sevkiyat yapmış bulunmaktadır.
Amerika ise Rusya'nın geri çekilmesinin ardından son aylarda önemli bir askeri sevkiyat yaptı.
“Öcalan da Kobanê’de kaldı”
Zengin bir sözlü edebiyat geleneğine sahip olan Kobanê'nin hikayesini, kentte doğmuş, büyümüş ve şu an İsviçre'de yaşayan Yazar Memo Kader şöyle anlatıyor:
"18. yüzyılda Kobanê, iki köy ve iki çeşmeden oluşuyordu. Bu çeşmeler Mürşit Pınar ve Arap Pınarı'dır. Arap Pınarı denilmesinin sebebi, göçer Arapların mevsimlik olarak oraya hayvanlarına su vermek için pınara gelmesiydi."
"Kobanê'de dinlerden çok etkilenen bir toplum var diyemeyiz aslında. Camiye gider, namazını kılar fakat radikal kavramlar çok fazla topluma etki etmiyor. Zaten Müslümanlık Arapça ile anlatılırdı ve Arapça da Kürtler için yabancı bir dildi o zamanlar."
"Sosyolojik olarak aşiret kültürü etkilidir. Herkes birbirini aşiretiyle tanır. Üç büyük aşiret var: Ketîkan, Mîran ve Şêran aşiretleri. Tüm Kobanêlilere Berazan denir. Bunun nedeni Kobanêlilerin inatçı olmasıdır. Fazla inatçı oldukları için kendilerine böyle bir tanımlama yapılmış. Bu inatçı yapısını Kobanê'nin IŞİD'e karşı gösterdiği direnişte de gördük."
"Bizim kuşağımız Kobanê'de çok bilinen Baqî Xido ve Mihemedê Dûman'ın sözlü anlattığı Derweşê Evde, Xece û Sîyabend, Mem û Zîn ve benzeri destanların anlatımıyla büyüdük. İkisi Kobanê'nin en bilinen eski dengbejleridir."
"Kobanê'de 1990'lı yıllarla beraber üniversite okuma oranı yükselen bir şehir oldu. Toplum da ciddi bir aydınlanma yaşadı diyebiliriz. Politik olarak da Kobanê hiçbir zaman Suriye merkezi hükümetle ilgilenmedi ve ilişkilenmedi. Daha çok yasaklı Kürt partilerini destekledi ve onlarla çalıştı."
"Bu politik fikirlerden en çok Öcalan Kobanê toplumunu etkiledi. Öcalan da bir süre Kobanê'de kaldı. Kobanê'yi etkileyen bir diğer faktör ise toplumun yarısının Sykes-Picot anlaşmasıyla sınırın diğer tarafında kalan Urfa'nın Suruç ilçesinde kalmasıdır. Bu da kendi başına yeni bir sosyoloji yarattı."
2014'teki Kobanê Kuşatması sırasında "Kobanê düştü, düşüyor" diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HTŞ'nin Şam'a girmesiyle beraber yeniden bu hayalini gerçekleştirmek için planlarını devreye koydu.
Türkiye'nin yeni Suriye'deki en önemli planının Kobanê'yi işgal etmek olduğu, Kobanê'ye her gün yapılan hava saldırıları ve savaş hazırlıklarından görülüyor. Türkiye, askeri ve ekonomik olarak desteklediği kendisine bağlı Suriye Milli Ordusu ile Kobanê'yi işgal etme planı başarılı olmayınca, açıktan Kobanê sınırına yoğun askeri sevkiyat yapmış bulunmaktadır.
Amerika ise Rusya'nın geri çekilmesinin ardından son aylarda önemli bir askeri sevkiyat yaptı.
“Öcalan da Kobanê’de kaldı”
Zengin bir sözlü edebiyat geleneğine sahip olan Kobanê'nin hikayesini, kentte doğmuş, büyümüş ve şu an İsviçre'de yaşayan Yazar Memo Kader şöyle anlatıyor:
"18. yüzyılda Kobanê, iki köy ve iki çeşmeden oluşuyordu. Bu çeşmeler Mürşit Pınar ve Arap Pınarı'dır. Arap Pınarı denilmesinin sebebi, göçer Arapların mevsimlik olarak oraya hayvanlarına su vermek için pınara gelmesiydi."
"Kobanê'de dinlerden çok etkilenen bir toplum var diyemeyiz aslında. Camiye gider, namazını kılar fakat radikal kavramlar çok fazla topluma etki etmiyor. Zaten Müslümanlık Arapça ile anlatılırdı ve Arapça da Kürtler için yabancı bir dildi o zamanlar."
"Sosyolojik olarak aşiret kültürü etkilidir. Herkes birbirini aşiretiyle tanır. Üç büyük aşiret var: Ketîkan, Mîran ve Şêran aşiretleri. Tüm Kobanêlilere Berazan denir. Bunun nedeni Kobanêlilerin inatçı olmasıdır. Fazla inatçı oldukları için kendilerine böyle bir tanımlama yapılmış. Bu inatçı yapısını Kobanê'nin IŞİD'e karşı gösterdiği direnişte de gördük."
"Bizim kuşağımız Kobanê'de çok bilinen Baqî Xido ve Mihemedê Dûman'ın sözlü anlattığı Derweşê Evde, Xece û Sîyabend, Mem û Zîn ve benzeri destanların anlatımıyla büyüdük. İkisi Kobanê'nin en bilinen eski dengbejleridir."
"Kobanê'de 1990'lı yıllarla beraber üniversite okuma oranı yükselen bir şehir oldu. Toplum da ciddi bir aydınlanma yaşadı diyebiliriz. Politik olarak da Kobanê hiçbir zaman Suriye merkezi hükümetle ilgilenmedi ve ilişkilenmedi. Daha çok yasaklı Kürt partilerini destekledi ve onlarla çalıştı."
"Bu politik fikirlerden en çok Öcalan Kobanê toplumunu etkiledi. Öcalan da bir süre Kobanê'de kaldı. Kobanê'yi etkileyen bir diğer faktör ise toplumun yarısının Sykes-Picot anlaşmasıyla sınırın diğer tarafında kalan Urfa'nın Suruç ilçesinde kalmasıdır. Bu da kendi başına yeni bir sosyoloji yarattı."
0 Yorum