gazete

bandor

yükleniyor
0 Yorum | 4 dk okuma süresi

"Statüsüzlük"

Tarihsel Süreçler, Bölgesel Pratikler ve Gelecek


"Statüsüzlük"

Milliyetçilik Kavramı ve Kuramsal Yaklaşımlar

 
Milliyetçilik, bir ulusun kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olduğunu savunan bir ilkedir. Literatürde üç ana yaklaşım öne çıkar: 


● İlkselci Yaklaşım (Primordialism): Ulusu doğal ve biyolojik temelli, tarihin derinliklerinden gelen organik bir yapı olarak görür.    
● Modernist Yaklaşım: Milliyetçiliğin sanayileşme, kitlesel eğitim ve "matbaa kapitalizmi" (gazeteler, kitaplar) sonucu oluştuğunu savunur. Benedict Anderson, ulusu "hayal edilmiş bir topluluk" olarak tanımlar.    
● Etno-sembolcü Yaklaşım: Modern ulusların boşlukta değil, kadim etnik çekirdekler, mitler ve semboller üzerine inşa edildiğini belirtir.    

 

Kürt Milliyetçiliğinin Tarihsel Engelleri ve Parçalanmışlık 


Kürtlerin bugün karşı karşıya kaldığı durum, son yüzyıldaki gelişmeler ışığında ortak mücadele argümanlarına sahip olamamaları ve "bir" olamamalarıyla yakından ilişkilidir. Kürdistan'ın fiili ve resmi bölünme süreci üç ana aşamada gerçekleşmiştir: 


1. 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması: Osmanlı ve Safevi (Pers) imparatorlukları arasında Kürdistan'ın ilk büyük bölünmesi yaşanmıştır. 
2. 16 Mayıs 1916 Sykes-Picot: Ortadoğu'da yapay sınırların çizildiği gizli anlaşma.    
3. 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması: Kürdistan'ın dört parçaya (Türkiye, Irak, İran, Suriye) bölünmesinin uluslararası alanda resmileşmesi.    
 

Bu süreçte Kürtlerin kendi uluslarına dair kalıcı bir statü oluşturamaması; mücadele pratiklerinin birbirinden bağımsız olması ve kolektif bir ulusal bütünlüğe sahip olmamasından kaynaklanmıştır.   

 
"Kürdün Kürde Kırdırılması" Konsepti ve İşgalci Pratikler 


Bölgedeki devletlerin temel stratejisi, Kürtleri itibarsızlaştırmak, yalnızlaştırmak ve "kendi Kürdünü" yaratarak toplumu içeriden bölmek olmuştur. Bu konseptin tarihsel pratikleri şunlardır: 


● Hamidiye Alayları (1890-1891): Osmanlı'nın son döneminde bazı Kürt aşiretlerini diğerlerine karşı silahlandırması. 
● Cahs (Milis Gücü): 1960'lardan itibaren Irak'taki Baas rejiminin peşmergeye karşı kullandığı Kürt milis grupları.    
● Köy Koruculuğu: 1980 sonrası Türkiye'de PKK'ye karşı devlet yanlısı aşiret ve aileler eliyle oluşturulan sistem.    
 

Bu yapılar, Kürtlerin kendi içinde onlarca parçaya bölünmesini sağlayarak ulusal birliğe büyük zarar vermiştir. 


Bölgesel Analiz: Kazanımlar ve İç Çatışmalar

 
Irak ve Suriye Pratiği 
Irak'ta 1991 sonrası oluşan statü, 2012 sonrası IŞİD'in Şengal ve Kobanê saldırılarına karşı gösterilen direnişle yeni bir evreye girmiştir. Özellikle Kobanê'nin kurtuluşu ve Rojava gerçeği, Güney Kürdistan'dan sonra son 100 yılın en somut ikinci kazanımı olmuştur.   

 
Ancak bu kazanımlar, Kürt lider ve hareketleri arasındaki iç rekabetle (Brakuji) sık sık gölgelenmiştir. Özellikle Irak Kürt İç Savaşı (1994-1998) ve 90'lı yıllarda PKK ile KDP-KYB arasındaki çatışmalar, ulusal bütünlüğe vurulan en büyük darbelerdendir.    

 

Dijital Çağ ve Yeni Dezenformasyon Tehdidi (2015-2026) 


Özellikle 2015 "Özyönetim" süreçleri sonrası, teknolojik imkanlar Kürtleri birbirine düşürmek için bir silah haline getirilmiştir. X, TikTok, YouTube ve Facebook gibi platformlarda; 


● Sahte (trol) hesaplar ve botlar aracılığıyla büyük bir dezenformasyon süreci yürütülmektedir. 
● Kürtlerin milli, dini ve kimlik temelli hassasiyetleri manipüle edilerek toplumsal güvensizlik ve umutsuzluk aşılanmaktadır. 
● Suni liderler ve figürler oluşturularak mevcut hareketler itibarsızlaştırılmakta, Kürt realitesine yönelik sanat, edebiyat ve siyaset yapan insanlar bu manipülasyonlarla hedef alınmaktadır. 


2026: Güncel Kuşatma ve Sabotaj Girişimleri 


4 Ocak 2026 tarihinde Halep'teki Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılarla başlayan süreç; günümüzde Deyr-ez Zor, Rakka, Kobanê ve Kamışlı hattındaki kuşatmayla devam etmektedir. Bu saldırılar, sadece askeri değil, aynı zamanda "Kürt milliyetçiliği" maskesi takmış güruhlar aracılığıyla sosyal medyada yürütülen fitne ve fesat çalışmalarıyla desteklenmektedir. Amaç, dört parçada oluşan ulusal duruşu sabote etmek ve Kürtlerin kazanımlarını boşa çıkarmaktır. 
 

Sonuç: Ulusal Birlik İçin Sorumluluk Çağrısı 


Kürtlerin bir 100 yıl daha heba etmemesi için, her Kürt bireyinin milli duygularını bu parçalayıcı politikalara alet etmemesi hayati önemdedir. Hataları, eksiklikleri veya yetersizlikleri ne olursa olsun; Kürt kurumlarını, partilerini ve liderlerini bu topyekün saldırı anında sahiplenmek, saldırıları boşa çıkarmanın tek yoludur. 


Siyasal ve toplumsal hesap sorma süreci, tam özgürlük ve bağımsızlık kazanıldıktan sonra demokratik bir hak olarak en tepeden en dibe kadar işletilebilir. Ancak bugün, birbirini yıpratma değil, varoluş mücadelesini büyütme günüdür. Nemir Cegerxwîn'in tarihi uyarısı bugün her zamankinden daha geçerlidir: 


"Heger em nebin yek, em ê herin yek bi yek" (Eğer bir olmazsak, birer birer gideriz).

Serdar Yiğit
Özel sektör ve kamuda birçok projede yer almış, uzun yıllar MKM’de kültür ve sanat çalışmalarında bulunmuştur. Tarih, din ve teknoloji üzerine araştırmalar yapmaktadır.


Sitede yayımlanan yazılar ve içerikler, yazarların kişisel görüşlerini yansıtmaktadır; BanDor’un kurumsal bakış açısıyla aynı olmayabilir ve içeriklerin sorumluluğu yazarlara aittir, BanDor sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Bir Yorum Bırakın