Erzincan’nın bir köyünden çıkıp Amerika’da milyar dolarlık Chobani markasını kuran Hamdi Ulukaya, geçtiğimiz günlerde Fenerbahçe’ye sponsor oldu. Ardından sosyal medyada yoğun bir linç başladı. Sebep? Ulukaya’nın “Türkiyeli” demesi.
Oysa “Türkiyeli” ifadesi, bu topraklarda yaşayan herkesin ortak yurttaşlığına işaret eder: Kürt’üyle, Türk’üyle, Ermenisiyle. Ama bazıları için bu sözcük, çoğulculuğun aynası ve bu aynaya bakmak onları rahatsız ediyor.
Bu saldırının temelinde sadece bir kelime yok. Asıl dert; bir Kürt’ün başarılı olması, yardım etmesi, kendini bu ülkeye ait hissetmesi. Bazıları için Kürt olmak, ancak susmakla ya da uzak durmakla kabul edilebilir.
Ulukaya, çocukluğunda köyü bombalanan bir Kürt olarak Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldı. Şimdi milyon dolarlık yatırımlarla geri dönüyor. Ama geçmişin inkarı ve kimlik düşmanlığı hâlâ yerli yerinde duruyor.
Sonuç olarak mesele Ulukaya değil. Mesele, bu ülkenin çok kimlikli, çok dilli, çok renkli gerçekliğiyle barışamayanların vicdan sorunu. Ve unutulmamalı: Aidiyet bir kimlik değil, bir vicdan meselesidir
0 Yorum