Dımdım Kalesi direnişi, yüzyıllardır Kürt halkının özgürlük ve onur sembolü olmuştur.
Emirhan Lepzerin Ve Bir Halkın Ortak Umudu
On yedinci yüzyılın başlarında, Biradost Emiri olan Emirxan Lepzerin, yıkılmış Dımdım Kalesi’ni yeniden inşa ederek halkının bağımsızlığını ilan etti. "Altın Bilekli" lakabıyla tanınan bu cesur lider, hem Safevi hem de Osmanlı imparatorlukları arasında sıkışan bir coğrafyada onurlu bir duruş sergiledi. Kendi özerkliğini korumak isteyen Kürt miri, halkını bir araya getirerek adalete dayalı bir yönetim kurdu. Ancak bu yükseliş, dönemin bölgesel güçlerini oldukça rahatsız etmeye başladı.
Safevi Ordularına Karşı Verilen Büyük Varoluş Mücadelesi
Şah Abbas liderliğindeki devasa Safevi ordusu, kaleyi aylarca süren ağır bir kuşatma altına aldı. Kalenin su yollarının kesilmesi ve mühimmatın tükenmesine rağmen Emirxan ve savaşçıları, teslim olmayı reddederek imkansızı başardılar. Şanlı direniş aylarca sürdü; her taşın başında kahramanlık hikayeleri yazıldı. Son ana kadar mevzilerini terk etmeyen savaşçılar, boyun eğmek yerine ölümü seçerek tarihin altın sayfalarına geçtiler. Bu kuşatma, Kürt edebiyatında destansı bir trajedi olarak sonsuza dek mühürlendi.
Tarihin Tekerrürü Ve Değişmeyen Onurlu Duruş
Dımdım Kalesi’nde Emirxan Lepzerin’in sergilediği irade, yüzyıllar sonra Halep’in Şeyh Maksut mahallesinde yeniden can buldu. Coğrafyalar ve düşmanlar değişse de, Kürt halkının kendi topraklarında özgürce yaşama kararlılığı asla değişmedi. Tarihin tozlu sayfalarından bugüne süzülen bu direniş ruhu, Halep’teki Kürt güçlerinin sergilediği destansı savunma ile modern bir kimlik kazandı. Dün kalelerde yazılan o büyük destan, bugün Halep’in dar sokaklarında halkın öz gücüyle yeniden inşa edilerek geleceğe kararlılıkla taşınıyor.
Sözlü Kürt Edebiyatında Yaşayan En Büyük Destan
Dımdım Kalesi düşmüş olsa da, geride bıraktığı ruh hiçbir zaman yok edilemedi. Dengbêjlerin klamlarında ve edebiyatçıların eserlerinde yaşayan bu direniş, Kürt kolektif hafızasının en güçlü damarlarından biridir. Erebê Şemo gibi yazarların kaleminden çıkan anlatılar, Dımdım’ın sadece askeri bir olay değil, aynı zamanda bir
özgürlük felsefesi olduğunu kanıtlar.
0 Yorum