Urartuca yazabilen son usta Mehmet Kuşman, bu kadim halkın kökenine dair görüşleri bugüne taşıyor.
Kendi Çabasıyla Bir Dili Çözdü
1960 Van’ın Gürpınar ilçesi doğumlu Mehmet Kuşman, ekonomik imkansızlıklar içinde başladığı kazı çalışmalarında Urartu kitabelerinden etkilendi. Hiçbir akademik eğitimi olmadan, sadece merak ve azimle dünyanın en zor dillerinden biri kabul edilen Urartucayı üç yılda çözmeyi başardı. 1969 yılında alfabeyi tamamen söken Kuşman, yarım asırdır Van’daki Çavuştepe Kalesi’nde bu kadim dili yaşatarak dünyaya tanıtıyor.
Dili Yaşatmak İçin Mücadele Veriyor
Mehmet Kuşman, "Urartu Kale Bekçisi" sıfatıyla sadece kitabeleri korumuyor; aynı zamanda bu dili taşlara kazıyarak takılar ve tabletler üretiyor. Bugüne kadar birçok kişiye bu dili öğretmeye çalışan Kuşman, özellikle kendi oğluna da bu kadim alfabeyi aktardı. Kuşman, Urartuların yaşam biçimi ve kelime kökenleri üzerinden bu halkın Kürtlerin atası olduğuna dair güçlü bir inanç taşıyor ve bunu paylaşıyor.
Tarihsel Kaynaklarda Urartuların Kökeni
Tarihte bir çok kaynak Urartuların Ermeni halkının oluşumunda merkezi bir rol oynadığını savunur. Urartu Krallığı’nın yıkılmasından sonra aynı coğrafyada Ermeni kimliğinin güçlenmesi, bu iki toplum arasında genetik ve kültürel bir süreklilik olduğunu gösterir. Ancak Kuşman farklı röportajlarında Urartuların etnik kökenine ilişkin olarak Kürt oldukları yönünde görüşler dile getiriyor.
Ortaylı’dan Tartışma Yaratan Tarihsel Bakış
İlber Ortaylı, katıldığı bir programda Urartu kökenine dair farklı bir perspektif sundu. Arkeolojik kazılarla Urartular ve Çeçenler arasında bağlantı kurulduğunu savunan Ortaylı, Urartu dilini de Çeçence ile ilişkilendirdi. Ortaylı’nın program sırasında Kuşman’dan söz ederken “şu zavallı bizim Bekçi Mehmet” şeklinde bahsetmesi ve üslubunun alaycı olması bilimsel tartışmanın önüne geçti.
En Büyük Uygarlıklarından Biri
MÖ 9. ve 6. yüzyıllar arasında Van Gölü çevresinde hüküm süren Urartular, döneminin en ileri mühendislik ve maden işleme becerilerine sahipti. Dev kale mimarileri, gelişmiş sulama kanalları ve merkezi yönetim sistemleriyle tarihe derin izler bıraktılar. Bugün paylaşılamayan bu devasa miras; diliyle, mimarisiyle ve gizemli kökeniyle modern dünyada Urartu, Kürt ve Ermeni kimliklerinin kesişme noktasında durmaya devam ediyor.
0 Yorum