gazete

bandor

yükleniyor
0 Yorum | 3 dk okuma süresi

Filozof Edgar Morin

“104 Yıllık Bilge Çınar Veda Etti”


Filozof Edgar Morin

Nazi işgaline karşı Fransız Direnişi’nde (Résistance) teğmen rütbesiyle çarpışan, geliştirdiği "Karmaşıklık Teorisi" ile modern düşünce sistemini kökten değiştiren ve Fransa’da "tüm Fransızların büyükbabası" olarak anılan dünyaca ünlü sosyolog ve filozof Edgar Morin, 104 yaşında Paris'te hayatını kaybetti.

 

"Karmaşıklık" Düşüncesinin Öncüsü
Morin, çağdaş düşünceye en büyük katkısını "Karmaşıklık Teorisi" (Complexity Theory) ve geliştirdiği karmaşık düşünce yöntemiyle yaptı. Bilimin ve felsefenin dünyayı parçalara ayırarak, kategorize ederek inceleyen geleneksel indirgemeci yaklaşımına her zaman karşı çıktı. Ona göre dünya; biyoloji, sosyoloji, psikoloji ve fiziğin iç içe geçtiği bütünsel ve dinamik bir ağdı. Başyapıtı kabul edilen 6 ciltlik "Yöntem" (La Méthode) serisinde, bilginin parçalanmasına karşı çıkmış ve her şeyin birbirine bağlı olduğunu savunmuştur.

 


Disiplinlerarası Bir Deha
O sadece bir sosyolog ya da sadece bir filozof değildi. Sinema eleştirmenliğinden antropolojiye, siyaset biliminden sibernetiğe kadar çok geniş bir yelpazede kalem oynattı. 1960’larda sinema üzerine yazdığı teorik eserler ve çektiği antropolojik belgeseller (özellikle Jean Rouch ile birlikte imza attığı Chronique d'un été / Bir Yaz Günlüğü), sinema tarihinde "sinema-gerçek" (cinéma vérité) akımının öncülerinden biri olmasını sağladı.

 


Direnişçi ve Eylem Adamı
Morin, yalnızca fildişi kulesinde oturan bir teorisyen değildi; hayatı boyunca aksiyonun ve adaletin peşinde koştu. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgaline karşı Fransız Direniş Hareketi’ne (Résistance) katıldı. "Morin" soyadı da bu yer altı direnişi döneminde kullandığı kod adıydı ve hayatının sonuna kadar bu adı gururla taşıdı. Savaş sonrasında da barış, insan hakları ve nükleer silahsızlanma gibi küresel meselelerde her zaman aktif bir entelektüel ses oldu.

 


"Yerküre Vatandaşlığı" ve Hümanizm
Morin, küreselleşen dünyayı bir "Yerküre-Vatan" (Terre-Patrie) olarak nitelendirdi. Ona göre insanlık, ortak bir kaderi paylaşan tek bir topluluktu. Ulus-devlet sınırlarının ötesine geçen bir hümanizmi savundu ve eğitimin, insanları birer "dünya vatandaşı" olarak yetiştirmesi gerektiğine inandı. UNESCO için hazırladığı eğitim manifestolarında, geleceğin eğitiminin "insani durumun öğretilmesi" ve "belirsizliklerle göğüs göğse çarpışma" üzerine kurulması gerektiğini vurguladı.

 


Yaşam Coşkusu ve "Gelecek" İnancı
100 yaşını aşmış bir çınar olarak Morin, her zaman genç, meraklı ve umutlu kalmayı başardı. Dünyanın krizlerle, savaşlarla ve ekolojik felaketlerle sarıldığı anlarda bile karamsarlığa teslim olmadı. "Beklenmeyeni beklemek" onun felsefesinin temel taşlarından biriydi; tarih boyunca en karanlık dönemlerde bile insanlığın yeni bir çıkış yolu bulduğunu hatırlatır, olasılıksız görünen mucizelere inanmaktan vazgeçmezdi.
 

Bandor Press



Sitede yayımlanan yazılar ve içerikler, yazarların kişisel görüşlerini yansıtmaktadır; BanDor’un kurumsal bakış açısıyla aynı olmayabilir ve içeriklerin sorumluluğu yazarlara aittir, BanDor sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Bir Yorum Bırakın