gazete

bandor

yükleniyor
0 Yorum | 3 dk okuma süresi

Kılıçsız Şövalye ve Renkli Papağan

Kılıç, Korku ve Renkler Arasında İktidarın Anatomisi


Kılıçsız Şövalye ve Renkli Papağan

 

Kılıçsız Şövalye, Renkli Papağan ve Toplumsal Mutabakat
Her şövalyenin elinde bir kılıç olması gerektiği fikri, toplumsal tutumun görünmez
sözleşmesidir. Kılıç burada yalnızca bir savaş aracı değil, meşruiyetin ve haklı şiddetin
sembolüdür. Toplum, kılıcı taşıyanı özne olarak tanır; kılıçsızı eksik, savunmasız ya da
tehlikeli” görür. Bu mutabakat, iktidarın en sessiz ama en sağlam dayanaklarından biridir.

 


Ejderhanın İcadı: Korkunun Yönetimi
Şövalyenin hayalinde büyüttüğü ejderha, çoğu zaman gerçek bir düşman değil, iktidarın
sürekli yeniden ürettiği bir korku imgesidir. Ejderha var oldukça kılıç anlamlıdır. Ejderha yok
olduğunda ise şövalyenin kimliği çöker. Bu yüzden iktidar, ejderhaları öldürmez; onları
çoğaltır. Korku, yönetmenin en ekonomik yoludur.

 


Hayalin Gerçekle Kopuşu ve İktidarın Müdahalesi
Zapatist anlatının kırılma noktası, şövalyenin ejderhanın gerçek olmadığını fark ettiği andır.
Bu farkındalık özgürleştirici olabilecekken, iktidar burada devreye girer. Şövalyeye yeni
düşmanlar, yeni tehditler, yeni hikâyeler sunar. Böylece birey, gerçeği dönüştürmek yerine
iktidarın sunduğu hayale tutunur. Fanon’un sömürge psikolojisi dediği şey, tam olarak bu
kaçıştır.

 


İktidarın Psişik Varlığı
İktidar yalnızca kurumlarda, ordularda ya da yasalarda var olmaz; insanın iç dünyasında da
yaşar. Yüzyılların birikimiyle, kitleleri hangi duyguya ne zaman sürükleyeceğini öğrenmiştir.
Bu psişik iktidar, düşünceyi sadeleştirir, karmaşıklığı tehlikeli ilan eder. Böylece tek renklilik,
güvenli bir liman gibi sunulur.

 


Tek Renklilik ve Yönetilebilir İnsan
Tek renkli bir dünya, iktidarın en sevdiği evrendir. Tek kimlik, tek doğru, tek düşman…
Çoğulluk yerini netliğe bırakır; netlik ise itaati doğurur. İnsan, kendi içindeki çelişkileri
bastırdıkça yönetilebilir hâle gelir. Tek renge indirgenmiş bir benlik, iktidarın aynasıdır.

 


Papağan Metaforu: Çoğulluğun Etiği
Zapatist hikâyelerde bu noktada papağan ortaya çıkar. Papağan, tek bir renge
indirgenemeyen bir varlıktır. Zapatistlere göre insan ancak bir papağanın tüm renklerini
kendinde barındırdığında özgürleşebilir. Bu, parçalanmak değil; çoğalmaktır. Renkler,
kimliğin zayıflığı değil, gücüdür.

 


Siyah İktidar ve Renk Korkusu
Ortada Doğu’dan Latin Amerika’ya uzanan iktidar biçimi, siyah renkte cisimleşir. Siyah,
burada kötülükten çok renklerin yokluğudur. Siyah iktidar, papağanın tüm renklerini tehdit
olarak algılar. Çünkü renkler çoğaldıkça ejderhalar silinir, kılıçlar anlamsızlaşır. Bu yüzden
siyah iktidar, varlığını papağanı yok etme arzusuyla sürdürür.

 


Kılıçsız Şövalye mi, Uçan Papağan mı?
Zapatist anlatı bir tercih dayatmaz; bir farkındalık önerir. Kılıçsız şövalye yürür, papağan
uçar. Şövalye tekil bir kimliktir; papağan çoğuldur. İktidar yürüyenleri sever, uçanlardan
korkar. Özgürlük, yeni bir kılıç edinmekte değil; kılıca duyulan ihtiyacı sorgulamakta başlar.

 

 

Siya Jandar
"Ji Bo Dînozoran" adlı şiir kitabının yazarıdır.


Sitede yayımlanan yazılar ve içerikler, yazarların kişisel görüşlerini yansıtmaktadır; BanDor’un kurumsal bakış açısıyla aynı olmayabilir ve içeriklerin sorumluluğu yazarlara aittir, BanDor sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Bir Yorum Bırakın