Sokak Röportajcısı İbrahim Şık, “BanDor’a özel konuştu.
Kendi hikayenden başlayalım. “Bize biraz kendini ve bu yolculuğunu anlatırmısın?
Aslen Mardinliyim, doğma büyüme Diyarbakırlıyım. Dış ticaret, uluslararası ilişkiler ve engelli bakım-rehabilitasyon olmak üzere üç üniversite bitirdim. Atanamayınca, bölgede eksik olduğunu düşündüğüm YouTuberlık ve sokak röportajı alanını doldurmak için arkadaşımla birlikte 2019’un Şubat ayında Ağaçkakan TV’yi kurduk.
Mikrofonla ilk tanışma anını hatırlıyor musun?
Evet hatırlıyorum. İlk mikronu elime alıp sokağa çıktığımda haliyle biraz tedirgindim. Tepkiler nasıl olur diye işin açığı birazda kaygılıydım. Diyarbakır'da o dönemler sokak röportajı bu denli yaygın değildi ve insanlar mikrofona yabancıydı. Bölge halkı çok samimi çok doğal ve içten yaklaşınca kaygı ve tedirginlikten eser kalmadı. Röportajlarım beni bir karaktere dönüştürmedi aksine ben var olan karakterimi sokağa yansıtmaya çalıştım.
Sokağa röportaj yapmaya neden çıktın?
Bölgede buna ihtiyaç vardı. Ve neden biz yapmayalım deyip işe koyulduk. 2019 şubat ayında Berhudan Bayram ile Kanalı kurduk. O günden bugüne de devam ediyor.
Sokak röportajları sokağın nabzını tutuyor mu?
Kesinlikle tutuyor. Ama yönlendirme ve manipülasyon olmadığı sürece.
Röportajda soru seçerken sen mi gündemi kovalıyorsun yoksa gündem mi seni kovalıyor?
Aslında ikisi de :) Gündemi kovalayıp gündemin ruhuna en yakın soruyu bulup soruyoruz. Gündem de bir şey olmayınca kendi sorumuzla gündemi biz oluşturuyoruz. İlk zamanlarda bu işi yaparken "Neden" deyişim gündem olmuştu. Son dönemlerde ise gülüşüm gündem olmuş durumda.
Türkiye'de insanlara mikrofon uzatınca genel olarak ne hissediyorsunuz?
İnsanlar mutsuz umutsuz ve öfkeli. Bunları insanların söylem ve mimiklerinden anlayabiliyorum. İzahı olmayan şeylerin mizahını yapıyorlar. Bazen de ağlanacak halimize gülüp güldürüyorlar. Zamanla fark ettim ki İnsanlar her geçen sene daha mutsuz ve umutsuz hale geliyor.
Viral olmayı nasıl tanımlarsınız?
Burada ki püf nokta doğru soruları sormak. Sonra içinde bulunduğun toplumla güzel bir enerji yakalamak gerekiyor. Doğal ve samimi olmak gerek. Bunları yaparken de çok çalışıp istikrarı asla bırakmadan pes etmeden içerik üretmeye devam etmek lazım.
Türkiye'de özgürce konuşabiliyoruz diyorlar. Sen sokakta bunu hissedebiliyor musun?
Tabi ki hissedemiyorum. Benim hissetmem bir yana zaten insanlar bunu apaçık dile getiriyor. Örnek vermek gerekirse bir dayının röportaj esnasında şu sözlerini hatırlayalım. " Yo yo yo bizi içeri alır babam. Valla alır billah alır. Durağa yetişmeden beni alırlar."
YouTube sokak röportajlarındaki yönlendirme ve manipülasyonları nasıl değerlendiriyorsun?
Evet maalesef bazıları alenen yönlendirme ve manipülasyon yapıyor. Ben bu duruma oldum olası karşıyım. Bizim işimiz manipüle etmek ya da yönlendirmek değil. Bizim asıl işimiz halkın görüş ve düşüncelerini almak ve bunları yayınlamak.
Sokakta en çok Felsefe yapan amca mı, tak tak konuşan gençler mi prim yapıyor?
O belli olmuyor. Halkın politik bilinci çok yüksek ve mizah seviyeleri çok iyi. Her insan bir dünya. Kimden ne çıkacağını kestirmek pek mümkün olmuyor. Bazen bir teyze bazen bir çocuk bazen bir dayı bazen bir genç viral olabiliyor. Ben bu konuda biraz rahatım. Halkla çok güzel bir enerji ve uyum yakaladığımızı düşünüyorum. Yaptığım işi severek ve eğlenerek yapıyorum. Bazen Kameranın bizi çektiğini bile unutuyorum. Böyle olunca da ortaya doğal videolar çıkıyor.
Ünlü bir YouTuber olup sokakta röportaj dışında nasıl tepkilerle karşılaşıyorsun?
Çok güzel ve çok olumlu tepkilerle karşılaşıyorum. Fotoğraf çekmek isteyenler, yolda çevirip sevgilerini dile getirenler, iyi dileklerde bulunanlar. Bu durumlar beni gerçekten mutlu ediyor. Hepsini çok seviyorum ve hepsi iyi ki varlar. Bana göre sokak röportajları medya için bir içerik cenneti. Medyanın boş bıraktığı alanları dolduruyor. Medyaya göre daha esnek ve sokağın dilini daha net bir şekilde yansıtıyor diyebilirim.
Ağaçkakan TV'nin başarısı ve samimiyeti nasıl sağlanıyor?
Başarının temelinde doğallık ve şeffaflık yatıyor. Biz kanalı kurarken felsefemiz, sokağın gerçek dilini olduğu gibi yansıtmaktı. Amacımız bölgede ve ülkede bir marka olmaktı. Kamera önü ve arkası arasında hiçbir fark yoktur; bu dürüstlük izleyiciyle güçlü bir bağ kuruyor. Manipülasyondan kaçınarak, insanların gerçek sesini ve tepkilerini ön plana çıkarıyoruz. İzlenme oranlarımız da bu samimi yaklaşımın bir sonucu.
0 Yorum