20. yüzyılın başında, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılması ve Orta Doğu'nun sömürgeci güçler tarafından yeniden paylaşılması, Kürt coğrafyasında derin bir idari boşluk yarattı. Bu kaotik dönemde, geleneksel dinsel karizma ile modern etnik-ulusal iddiaları şahsında birleştiren en sıra dışı aktör, şüphesiz Süleymaniyeli Şex Mahmud Berzenci'dir. Bir Kürt gazeteci gözüyle bakıldığında Berzenci hareketi, sadece sömürgeciliğe karşı bir reaksiyon değil, aynı zamanda modern bir Kürt devletleşme projesinin ilk somut kurumsal provasıdır.
Nüfuzun Kaynağı: Sosyo-Kültürel Kökenler
Şex Mahmud Berzenci, 1878 yılında Süleymaniye’de dünyaya geldi. Ailesi, bölgede yüzyıllardır Kadiriyye tarikatının en güçlü temsilciliğini üstlenmiş olan nüfuzlu Berzenci hanedanıydı. 1909 yılında babası Şex Said'in Musul'da İttihatçılar tarafından katledilmesinin ardından tarikatın ve aşiretin başına geçti. Bu olay, onun hem yerel idareye hem de dış müdahalelere karşı ilk radikal kopuşunu tetikledi.
Sömürgeci Hesaplar ve 1919 İsyanı
Mondros Mütarekesi’nin (1918) ardından İngiliz işgal makamları, bölgeyi dolaylı yoldan yönetmek amacıyla Şex Mahmud’un dinsel ve aşiretsel gücünden faydalanmak istedi. İngiliz Siyasi Temsilcisi Binbaşı Edward Noel’in tavsiyesiyle güney Kürdistan bölgelerinin resmi valisi (Hukumdar) tayin edildi.
Ancak Şex Mahmud, kendisine biçilen "kukla yönetici" rolünü reddederek bağımsız Kürdistan hedefini açıkça ilan etti. Sömürge yönetiminin Kürt topraklarını Bağdat merkezli yeni Arap monarşisine bağlama niyetini fark edince, 23 Mayıs 1919’da Süleymaniye’deki İngiliz subaylarını tutuklatarak isyanı başlattı.
İsyanın en dikkat çekici detaylarından biri, daha sonra ulusal mücadelenin sembolü haline gelecek olan 16 yaşındaki Mustafa Barzani komutasındaki 500 kişilik bir birliğin, Şex Mahmud’a destek amacıyla yola çıkmasıdır. Ancak lojistik engeller nedeniyle bu güç kritik çatışmalara yetişemedi.
İngilizler, isyanı bastırmak için Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin (RAF) ağır bombardıman uçaklarını devreye soktu. Kürt milisler, Baziyan Geçidi’nde (Darbandi Bazyan) taş duvarlar örerek dirense de İngiliz hava ve kara gücü karşısında mağlup oldu. Yaralı olarak ele geçirilen Şex Mahmud, idama mahkûm edildi; ancak dinsel nüfuzunun yaratacağı toplumsal tepkiden çekinen İngilizler tarafından cezası sürgüne çevrilerek Hindistan’ın Lahore kentine gönderildi.
Kürdistan Krallığı Dönemi (1922-1924)
Şex Mahmud sürgündeyken, Türk ulusal mücadelesinin öncülerinden Özdemir Bey komutasındaki bir müfrezenin Revanduz’a girmesi ve aşiretlerle İngiliz karşıtı ittifaklar kurması sömürge yönetimini telaşlandırdı. İngiliz Yüksek Komiseri Sir Percy Cox, Türk etkisini kırmanın tek yolunun Şex Mahmud’u geri getirmek olduğunu anladı.
Eylül 1922’de Süleymaniye’ye dönen Berzenci, İngilizlerin beklentisinin aksine, Kasım 1922’de kendisini resmen "Kürdistan Kralı" ilan etti. Başkenti Süleymaniye olan bu yeni devlet, kendi ulusal kabinesini kurdu :
● Kral (Malik): Şex Mahmud Berzenci
● Başbakan: Kadir Berzenci
● İçişleri Bakanı: Şex Muhammed Garib
● Savunma Bakanı: Zeki Sahibkıran
Kendi parasını ve pullarını basan, resmi bir ordu ve gazete kuran bu krallık, Musul'un zengin petrol yatakları üzerindeki hak iddiasıyla sömürge imparatorluğunun doğrudan hedefi haline geldi.
Çöküşün Nedenleri: Hava Gücü ve İç Bölünmüşlükler
İngilizler, bölgede maliyetli bir kara savaşı yerine yeni geliştirdikleri "hava kontrol" doktrinini acımasızca uyguladılar. Mart 1923’te RAF uçakları başkent Süleymaniye’yi ağır bombardıman ateşine tuttu, sivil halk dağlara kaçtı ve Şex Mahmud hazineyle birlikte geri çekilmek zorunda kaldı. Kürdistan Krallığı, 1924 yazındaki son askeri operasyonlarla tamamen tasfiye edildi.
Hareketin başarısızlığındaki tek etken sömürgecilerin teknolojik üstünlüğü değildi; en büyük yapısal zayıflık, Kürt toplumundaki derin aşiret bölünmüşlükleriydi. İngilizler "böl ve yönet" taktiğiyle bazı güçlü aşiretleri (özellikle Jaff ve Talabani aşiretlerinin bazı kesimlerini) para ve idari vaatlerle yanlarına çekerek ulusal bir cephenin kurulmasını engellediler.
Son Savaş ve Tarihsel Miras
Şex Mahmud, 1930 yılında Kürt haklarının tamamen göz ardı edildiği Irak-İngiliz anlaşmasına karşı son bir büyük isyan başlattıysa da askeri olarak kuşatıldı ve 1932’de teslim olmak zorunda kaldı. Ömrünün geri kalanını Bağdat yakınlarında zorunlu ikamette geçiren Berzenci, 9 Ekim 1956’da vefat etti. Cenazesi, on binlerce Kürt’ün katıldığı ulusal bir törenle Süleymaniye’de toprağa verildi.
Bugün objektif bir tarih süzgecinden bakıldığında Şex Mahmud Berzenci; feodal ve aşiretsel sınırları aşarak Kürt halkını ortak bir devlet ideali etrafında birleştirmeye çalışan ilk karizmatik liderdir. Kürdistan Krallığı denemesi askeri açıdan trajik bir yenilgiyle sonuçlansa da sonraki nesillere silinmez bir egemenlik mirası bırakmış ve modern Kürt ulusal mücadelesinin anayasal meşruiyet zeminini hazırlamıştır.
0 Yorum