gazete

bandor

yükleniyor
0 Yorum | 2 dk okuma süresi

Muaviye Oyunu ve Herod’s Law: Meşruiyetin Maskesi

Tarih boyunca iktidar mücadeleleri yalnızca kılıçla değil, meşruiyet söylemiyle de yürütülmüştür. Dini, hukuku ya da adaleti temsil ettiğini iddia eden güç odakları, çoğu zaman bu değerleri araçsallaştırarak kendi konumlarını sağlamlaştırmışlardır. Böylece hakikat, gücün hizmetine giren bir maske haline gelmiştir.


Muaviye Oyunu ve Herod’s Law: Meşruiyetin Maskesi

Muaviye Oyunu: Kutsalı Araçsallaştırmak

İslam tarihinde “Muaviye oyunu” olarak bilinen yaklaşım, iktidar stratejisinin erken örneklerindendir. Bu kavram, kutsal ya da meşru değerleri kendi çıkarı için araçsallaştırma stratejisini ifade eder. Sıffîn Savaşı’nda Muaviye’nin, savaş gücü zayıfladığında askerlerine “Kur’an sayfalarını mızrak uçlarına takma” emri verdiği bazı kaynaklarda belirtilir. Bu hamleyle, savaşı dini bir zemine taşımış, görünürde kutsal bir çağrı yapmış ama özünde politik bir manevra sergilemiştir. Böylece inanç, hakikati aydınlatan değil, onu perdeleyen bir araç hâline gelmiştir.
 

Modern Zamanların Muaviye Oyunu: Herod’s Law

Yüzyıllar sonra Meksikalı yönetmen Luis Estrada’nın Herod’s Law (1999) filmi, aynı ilkenin modern biçimini sunar. Bu kez “kutsal kitap” yerini “hukuk kitabına” bırakmıştır. Filmdeki karakterler, yasaları ve adaleti kendi çıkarlarını meşrulaştırmak için kullanır. İktidar, tıpkı tarihteki Muaviye taktiğinde olduğu gibi, ahlaki bir maskeyle güç devşirir.
 

Yolsuzluğun ve Ahlaki Çöküşün Hikayesi

Filmde küçük bir kasabanın yeni belediye başkanı Juan Vargas, başlangıçta idealist bir memur gibi görünür. Ancak kısa sürede sistemin çürümüş yapısı içinde ahlaki değerlerini yitirir, yolsuzluğa bulaşır ve kanunu kendi çıkarları için eğip bükmeye başlar. Yasa, adaletin değil çıkarın kılıfı hâline gelir.
 

Kutsal Söylemle Meşrulaşan Güç

Bir noktada kasabalılar Vargas’ın yolsuzluklarından bıkmıştır. İsyan çıkmaması için Vargas, meydanda halka bir propaganda konuşması yapar. Konuşmasında kendini “Tanrı’nın seçtiği lider” gibi gösterir; kendi hatalarını dış güçlerin ve muhaliflerin üzerine yıkar. “Ben sizin için çalışıyorum; bana karşı gelen vatan hainidir!” diyerek itaati sağlar. Meksika yapımı film, siyasi yozlaşmayı ve iktidarın ikiyüzlülüğünü kara mizah ve alegoriyle anlatır.
 

Adaletin Diliyle Oynanan Oyun

Her iki durumda da adalet, din, yasa veya kutsal kavramlar; hakikati temsil etmek yerine gücü korumanın aracı hâline gelir. Muaviye oyunu da Herod’s Law’daki yozlaşma da aynı gerçeği fısıldar: En tehlikeli hile, adaletin diliyle yapılanıdır. Yani ortada bir oyun vardır; kurallar kutsal görünür ama aslında kimin elinde tuttuğuna bağlıdır.

Şivan Barıştıran
Selçuk Üniversitesinde Radyo Televizyon ve Sinema okudu. Almanya Bremen üniversitesinde Dijital medya eğitimini sürdürmektedir.


Sitede yayımlanan yazılar ve içerikler, yazarların kişisel görüşlerini yansıtmaktadır; BanDor’un kurumsal bakış açısıyla aynı olmayabilir ve içeriklerin sorumluluğu yazarlara aittir, BanDor sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Bir Yorum Bırakın